YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5808
KARAR NO : 2022/8270
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 07.04.2021 tarih ve 2021/613 E. – 2021/663 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, dava dışı Beijing Xinhenglong Int.Import and Export Co Ltd.’den satın aldığı 20.100 kg. çinkonun dava dilekçesi ekindeki konişmento ile davalı şirkete teslim edildiğini ve emtianın Çin limanından yüklendiğini, ancak taşıyanın sorumluluğunda iken zayı olduğunu, bu yönde davalı şirkete yapılan ihtara cevap verilmediğini, evraklarda yazılı olmamasına ve müvekkilini onayı alınmamasına rağmen aktarma yapıldığını beyanla, 32.600.- USD mal bedeli, 6.000,00 USD mahrum kalınan kâr ve 1.000,00 USD kredi faizinden doğan alacak bedelin ödenme tarihi olan 14.09.2015 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ihtarnamesine noter ihtarı ile cevap verildiğini, davacının ihtar ekinde gönderdiği konşimentonun müvekkili firma tarafından acente sıfatıyla düzenlenmiş orijinal bir konşimento olmadığını, konşimentonun müvekkili firmanın acentesi olduğu MSC S.A.’ya ait olmadığını, TTK 105 maddesine göre acentenin akdettiği ve akdedilmesine aracılık ettiği sözleşmelerden doğan ihtilaflardan dolayı doğrudan acente aleyhine dava açılamayacağını, bu nedenle pasif husumet yokluğundan da davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin acenteliğini yaptığı taşıyan tarafından düzenlenen konşimentonun onuncu maddesi ile Londra Mahkemeleri’nin yetkili kılındığını savunarak, davanın aktif husumet yönünden, pasif husumet yönünden, yetkisizlik nedeniyle, esastan reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı MSCUXY01907 nolu konşimento aslı ile davalının dayandığı aynı seri nolu konşimento arasında taşınan mal ve acente bakımından farklılık olduğu, davalının sunduğu konşimentodaki dökme boru cinsinden ürünlerin İzmir Gümrüğüne getirilerek işlemlerinin yapıldığı, ithalatının yasal şekilde tamamlandığı, davacının sunduğu konşimentodaki çinko malzemesi ile ilgili bir işlem yapılmadığı, davalının taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığı, bu sebeple husumet ehliyeti bulunmadığı, yetki itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen davacının istinaf başvurusunun esasatan reddine dair kararının bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya dayanak MSCUXY-01907 nolu konşimento aslı ve davalının savunmalarına dayanak yapılan aynı seri nolu konşimentonun ikinci tam suretlerinin karşılaştırıldıklarında, taşımaya konu malların farklı olduğu, davacının sunmuş olduğu konşimentodaki malların İzmir Limanı’na gelmediği, buna göre davalının dayanak taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, uluslar arası deniz yoluyla yapılan taşımada meydana geldiği iddia edilen zıyaıdan kaynaklı tazminatın tahsili talebine ilişkin olup bölge adliye mahkemesince bozmaya uyularak yazılı gerekçe ile davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı ithalatçının akreditifli ödeme sistemi ile Çin’deki dava dışı Beijing Xinhenglong adlı ihracatçı firmadan satın aldığı çinko emtiasını Türkiye’ye taşıması için Çin’deki yerleşik acente olan China Ocean Shipping Agency, Tianjin tarafından taşıyıcı MSC Mediterranean Shipping Company SA adına düzenlenen konişmentoda alıcı olarak Akbank A.Ş gösterilmiştir. Diğer bir ifade ile konişmento Akbank T.A.Ş … Şubesi emrine düzenlenmiş olup ithalatçı firma ise konişmentoda ihbar tarafı olarak gösterilmiştir. Söz konusu konişmento 14.08.2015 tarihli olup bu konişmento referans alınmak suretiyle akreditif ödeme sisteminde muhabir banka olan Akbank İzmir … Şubesi tarafından 11.09.2015 tarihinde mal bedelinin ihracatçı firmaya ödendiğine dair aynı banka tarafından 14.09.2015 tarihli ve 2015-129661 sayılı yazıile paranın transferine ilişkin form düzenlenmiştir. Davalı tarafın dayanıp da dosyaya ibraz ettiği konişmento ise 14.08.2015 tarihli olup Çin’deki Mediterranean Shipping Company (Shangai) LTD. Tianjin Branch tarafından yine aynı taşıyıcı şirket (MSC Shipping Agency SA) adına hareketle alıcı Genel Transport Nak. ve Tic. Ltd. Şti. adına tanzim edilmiş yine bu şirket ihbar tarafı olarak gösterilmiştir. Bu konişmento kapsamındaki uluslararası satış akreditifli ödeme sitemli yapılmamıştır. Ancak bu konişmentonun ilgili olduğu emtianın alıcısına (konişmento hamiline) teslim edildiği yönünde uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Tarafların dayanmış olduğu konişmentolarda emtianın cinsi ile konişmento hamilleri ve acenteler dışındaki seri no, tarih, vs hususlar aynıdır. Somut olayda uyuşmazlık davacının dayanmış olduğu konişmentonun, taşıyanın Çin’deki yetkili acentesi tarafından düzenlenip düzenlenmediği, sahte olup olmadığı, sahte düzenlenmesinde taşıyanın dahilinin bulunup bulunmadığı (taşıyanın basiretli tacir gibi hareket edip etmediği) hususlarında toplanmaktadır. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1230. maddesine göre eşyayı teslim almaya konişmento hamili yetkilidir. Kanunun 1234. maddesine göre ise kaptan veya taşıyanın diğer bir temsilcisi tarafından taşınmak üzere teslim alınan eşyanın konişmeto gereği teslim almaya yetkili olan kişiye teslimi gerekmektedir.
Kıymetli evrak sistemine ait olan konişmeto akreditif siteminde muhabir banka olan dava dışı Akbank … Şubesi emrine düzenlenmiş olduğundan, bu bankanın bizzat malı teslim alma yükümlülüğü olmamakla birlikte bu bankaya veya bilgisi dahilinde konişmentoda ihbar olunan olarak gösterilen ithalatçı davacı firmaya eşyanın teslim edilmesi gerekmektedir. Muhabir banka davacının dayandığı konişmetoyu referans alarak para transferi yaptığına göre, mahkemece konişmentonun bankaya ihracatçı firma mı, taşıyan mı yoksa ithalatçı davacı firma tarafından ibraz edilip edilmediği, şayet davacı firma tarafından ibraz edilmişse ödeme işleminin tamamlanmasında önce davacıya ihbarda bulunup bulunulmadığı, konişmento davacı tarafından bankaya ibraz edilmiş veya para transferi yapılmadan önce davacıya ihbarda bulunulmuşsa bu hususların malın teslim edildiğine karine oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilerek ve davalı acentenin müvekkilinin taşıyanı olup olmadığının Çin Devleti’nin ilgili makamlarından da sorulup tespit edilmek suretiyle varılacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, davacının dayandığı konişmento sahte ya da gerçeğe aykırı düzenlenmişse bu düzenlemede aktif taşıyıcı olan dava dışı MSC Shipping şirketinin bilgi ve ihmalinin bulunup bulunmadığı varsa bundan dolayı sorumlu olup olmadığının da somut olay bakımından araştırılıp tartışılmaması da doğru olmamıştır. ( …, Taşıyanın Konişmentonun İçeriğinden Sorumluluğu, Arıkan Yayınları, İstanbul 2008, sf. 74 vd)
Kabule göre de davacının dayandığı konişmentonun sahte olduğunun tespit edilmesi durumunda davanın esastan reddi gerekirken pasif husumet yokluğundan reddi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.