Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4069 E. 2022/7897 K. 08.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4069
KARAR NO : 2022/7897
KARAR TARİHİ : 08.11.2022

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada … (Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/01/2019 tarih ve 2018/71 E- 2019/4 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 18/03/2021 tarih ve 2019/1155 E- 2021/481 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar, davalı şirketin, … İcra Müdürlüğü’nün 2018/12 Esas sayılı dosyası ile davacılar hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, icra takibine konu senet ve alacak-borç ilişkisinin kaynağının davalı ile yaptıkları 13/04/2016 tarihli “Alacak Yapılandırma Sözleşmesi” olduğunu, bu sözleşmeye göre davalının senet üzerinde yazılı miktarın alacaklısı sayılabilmesi için bu miktarın davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlunun İş Bankası … Şubesi’nden kullandıkları 11885 nolu kredi hesabına ödenmesi gerektiğini, senette belirtilen miktar davalı tarafından davacının İş Bankası’ndaki kredi hesabına ödenmediği için borcun henüz doğmadığını, takip konusu senedin davalı bakımından teminat senedi olduğunu ileri sürerek, … İcra Müdürlüğü’nün 2018/12 Esas sayılı icra dosyasına konu 15/12/2017 vade tarihli 460.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olduğunun tespitine, takibin iptaline, davalı alacaklının taraflarınca kullanılan 11885 no’lu teşvik kredisine herhangi bir ödeme yapmamış olması, takip tarihi itibariyle muaccel bir borçlarının bulunmaması sebebiyle icra dosyasına dayanak teşkil eden senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacılar arasında imzalanan alacak yapılandırma sözleşmesinin 3. maddesinin C/6 bendinde takibe dayanak senet/bononun teminat senedi olmadığı, kayıtsız borç ikrarına havi olduğu, senet/bononun müvekkili şirket tarafından ciro edilip kullanılabileceği gibi sözleşmeden ayrı olarak da tahsil edilebileceğinin davacılar tarafından kabul ve beyan edildiğini savunarak davanın reddine, davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, tacir olan her iki tarafında imzalayıp kabul ettiği 13/04/2016 tarihli “Alacak Yapılandırma Sözleşmesi”nde düzenlenen senedin teminat senedi olmadığının açıkça belirtildiği, alacaklı davalı şirket tarafından sözleşme hükümlerinin yerine getirildiği ve sözleşmeye aykırı davranılmadığı, borçlu Balkan İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait 460.000,00 TL kredi borcunun nakden ve defaten 15/12/2017 tarihinde borçlu Balkan İnşaat tarafından ödenmediği, bu sebeple borçlu şirketin sözleşmeye aykırı davrandığı, borçlu tarafından borç ödenmediğinden taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmadığı, borçlu şirket tarafından ödenecek olan 460.000,00 TL bakiye kredi borç miktarının alacaklı/davalı Edeler Nakliyat Temizlik İnşaat Akaryakıt Madencilik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ödenmek zorunda kalındığı, teminat niteliğinde olmayan borçlu şirket tarafından borç ikrarına havi olduğu beyan ve kabul edilen müşterek borçlusu … olan 460.000,00 TL’lik senetin takibe konulmasının her iki tarafın da kabul ettiği sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dava konusu bononun, taraflar arasında akdedilen 13/04/2016 tarihli Alacak Yapılandırma Sözleşmesi uyarınca davalıya teminat amacıyla verilmediğinin kararlaştırıldığı, davacının 15/12/2017 tarihine kadar sözleşme uyarınca ödemesi gereken 460.000.00.-TL borcu ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 08/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.