YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/26205
KARAR NO : 2008/988
KARAR TARİHİ : 28.01.2008
Davacı … vekili Avukat….. ile davalılar 1- … Başkanlığı vekili Avukat …. 2- … vek. Av…… aralarındaki istihkak davası hakkında Sakarya İş Mahkemesinden verilen 6.6.2007 gün ve 393/435 sayılı kararın bozulmasına ilişkin Dairemizin 30.10.2007 gün ve 14531/19473 sayılı ilamına karşı maddi hata olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Sakarya İş Mahkemesinin 24.12.2007 tarihli yazısı ile Dairemizin 30.10.2007 gün 2007/14531 E 2007/19473 K: sayılı kararında açık maddi hata bulunduğundan bahisle düzeltilmesini istemiştir.
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinde verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak Yargıtay Onama yada bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde,dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı verilmiş onama yada bozma kararları ile, hatalı biçimde hak sahibi olmak,evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf lehine sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
İncelenen Bozma ilamında yerel mahkeme kararının kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunması nedeni ile bozulduğu halde bilgisayar yazım hatası sonucu sehven bozma ilamının gerekçesinde dava konusu ile ilgisi bulunmayan sigortalılık tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması konusunun yazıldığı, bu nedenle maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla, Dairemizin 30.10.2007 gün 14531-19473 sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Dava, davacının 09.10.1990-24.04.2003 tarihleri arasında ücretlerinden kesilen tasarruf teşvik kesintileri ile bunların nemaları olan 1.958,70 YTL’nin faizi ile birlikte davalılardan ahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan … hakkında açılan davanın reddi ile 1.958,70 YTL’nin Sapanca Belediye Başkanlığından tahsiline karar verilmişse de hüküm fıkrasında 16.03.2006 günlü oturumunda tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Gerçekten, kısa kararda, davalılardan … hakkında açılan davanın reddi ile 1.958,70 YTL’nin Sapanca Belediye Başkanlığından tahsiline karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, 1.958.70 YTL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiştir. Bu durumda, konuyla ilgili 10.04.1992 günlü ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı kurumun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 28.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.