YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5425
KARAR NO : 2022/9642
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
MAHKEMESİ :… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.02.2019 tarih ve 2017/876 E- 2019/157 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kısmen kabulüne-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.04.2021 tarih ve 2019/1187 E- 2021/521 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 23.11.2016 tarihinde Ford Transit marka bir aracı 96.935,01 TL bedelle davalıdan 0 km olarak aldığını, aracın birkaç kez servise gittiğini ve uzun süre serviste kalması nedeniyle kullanılamadığını, müvekkilinin araç değişimi yapmak istediğini, ancak kabul edilmediğini, müvekkilinin işbu aracı işçi servisi olarak kullandığını, motor arızası sebebiyle 2,5 ayı bulan ve hala devam etmekte olan tamir süresi zarfında müvekkilinin işçilerinin ulaşımını taksi ile sağlamak zorunda kaldığını, halihazırda garanti kapsamında olduğunu ileri sürerek söz konusu aracın birebir yenisi ile değiştirilmesine, müvekkilinin söz konusu aracın tamiri sırasında işçilerin ulaşımına harcadığı ulaşım bedelinin tespiti ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu aracın, gördüğü tamir ve bakım sonucu değişen parçaları nedeniyle değer kaybı bulunduğundan, değişim talebinin reddi halinde değer kaybının dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ayıp ihbar sürelerine uymadığını, araçta meydana gelen arızaların sebebinin kullanıcıdan kaynaklandığını, davacının başvurusu sonucu gerekli olan tamirlerinin yapılarak aracın iade edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde ihbarda bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın teslim edildiği, TBK’nın 227/3.maddesi gereğince sözleşmeden dönme veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde değer kaybı bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle mahrum kalınan kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın denetime elverişli bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya bedelinin iadesi talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL maddi tazminat ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, yeni alınan bir araçta çok kısa süre içerisinde bu denli çok arızanın meydana gelmesinin araçtan beklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin ibraz edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre garanti kapsamında azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14×200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde değer kaybı tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, sözleşmeden dönme ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu ayıplar nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğu, kullanılmayan süre için maddi tazminat istenebileceği belirtilerek misliyle değişim ve bedel iadesi talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, kullanılmadığı süre için de maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesince, davacı vekili tarafından sunulan 27.08.2019 tarihli dilekçenin ekindeki servis belgelerine göre araçtaki arızanın devam ettiği kabul edilerek davaya konu araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan dosyadaki belgeler doğrultusunda ilk derece mahkemesi tarafından alınan iki bilirkişi raporuna aykırı şekilde karar verilmiştir. Ancak dava konusu uyuşmazlık teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması zorunluluktur. Buna göre, ilk derece mahkemesince alınan raporlar kabul edilmediği takdirde, konusunda uzman bilirkişilerden araç üzerinde yapılacak inceleme ile dava konusu araçta arızanın devam edip etmediğinin, üretim hatası olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. 6098 sayılı TBK m. 227/4, “Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir. Davacı, aracın misliyle değişimini talep etmişse de hakim, somut olayın koşullarına göre satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilecektir. Yasada belirtilen koşullar gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan delillere göre bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.