YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24078
KARAR NO : 2023/9247
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/80119
soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2018 tarihli ve 2017/177 Esas, 2018/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin biriinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2018/1075 Esas, 2018/1785 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına, katılanın telefonu rızası ile sanığa verdiğine,
2. Silah ele geçirilemediği için yağma suçunun nitelikli halinin oluşmadığına,
3. Sadece katılan beyanına dayanıldığına ve başka delil olmadığına,
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri;
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan, 30.05.2016 günü yürümekte iken sanığın katılanın yanına yaklaşarak telefonunu görüşme yapmak amacıyla istediği, katılanın kontürü olmadığını söylemesi üzerine ödemeli arama yapacağını beyan ettiği, katılanın telefonu verdiği ve bir süre yürüdükleri, bir site içerisindeki çardakta oturmaya başladıkları, bu sırada sanığın tekrar arama yapmak için katılandan telefonunu aldığı ve sanığın telefonu katılana iade etmemek amacıyla “sen hiç bıçaklandın mı, sen hiç vuruldun mu?” şeklinde sorular sorduktan sonra katılanı tehdit etmek için ele geçirilemeyen belindeki silahı çıkartarak katılana 10 metre mesafeden ateş ettiği, katılanın telefonunu sanıkta bırakarak kaçmaya başladığı, bu defa sanığın katılanın arkasından ateş ettiği bu suretle telefonun geri alınmasını önlemek amacıyla tehdit ettiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Katılanın aşamalarda sanığı “kesin ve net” olarak teşhis ettiği belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın beyanı, teşhis tutanakları karşısında, sanığın malı geri vermemek amacıyla silahla katılanı tehdit ettiği belirlendiğinden, suçun unsurları itibariyle oluşmadığına dair temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen katılanın olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanında sanık tarafından silah ile ateş edildiğini söylediği, kovuşturma aşamasında da silah yolu ile korkutarak sanığın telefonunu geri vermediğini söylemesi karşısında sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Katılan aşamalarda tutarlı beyanları, teşhis tutanağı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 27.98.2018 tarihli ve 2018/1075 Esas, 2018/1785 Karar sayılı kararında, heyet üyelerinin ad ve soyadlarına yer verilip sicillerinin gösterilmemesi 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki açık düzenlemeye aykırı ise de; anılan hususun mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.
C. Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/281 E., 2016/325 K. sayılı ilâmına konu suçun kesinleşme tarihinin 20.12.2016 tarihi olduğu ve suç tarihinden sonra kesinleştiği dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında suç tarihi itibariyle tekerrüre esas alınabilecek herhangi bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin ve İstinaf Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2018/1075 Esas, 2018/1785 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasından; tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.