YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4672
KARAR NO : 2009/9241
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur. Buna göre tarım arazisi olan dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihindeki (2008 yılı) mevki ve şartlarına (kuru ya da sulu arazi niteliğine) göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirinin tespitinde, münavebeye alınacak ürünlerin 2008 yılına ait dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekir. Kural böyle iken bilirkişilerce münavebeye alınan ürünlerin İl Tarım Müdürlüğünce (kuru-sulu ayrımı da yapılmadan) gönderilen 2007 yılına ilişkin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatlarının (dava tarihine endekslenerek) alınması ve buna göre bedel tespiti doğru görülmemiştir.
Mahkemece bu durumda 2008 yılı verilerinin belirlenmiş olduğu gözetilerek İl Tarım Müdürlüğünden kuru-sulu ayrımı yapılmak üzere 2008 yılına ilişkin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına toptan satış fiyatlarını gösterir biçimde veri cetvelleri getirtilerek bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bundan ayrı olmak üzere yargılama sırasında vekille temsil edilen davacı ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.