YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33014
KARAR NO : 2023/865
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 ncü ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları ve 58 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin dava dosyasının temyizen incelenerek lehine karar verilmesi gerektiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, ağır ceza mahkemesinde kasten öldürme suçundan yargılandığı ve karar verildiği, mahkeme başkanı olan şikayetçinin doğru karar vermediğini düşünen sanığın, Yargıtaya gönderilen dosyasına sunduğu dilekçe içeriğinde şikayetçiye yönelik ” Rüşvet, komplo, kurgu seneryo ve delilleri imha eden şerefsiz için halen yazmaktayım. Sizler Hakimseniz dosyamı bir inceleyin. Evlere şenlik bir dosya sözde verilmiş bir karar olduğunu göreceksiniz, bu dosyadaki uydurma senaryoyu anlamıyorsanız devletin makamlarını niye işgal ediyorsunuz.” şeklinde sözlerle hakaret ettiği, Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Ağır ceza mahkemesinde kasten öldürme suçundan yargılanan sanığın, mahkeme başkanı olan şikâyetçinin doğru karar vermediğini düşünerek, Yargıtay Dairesine hitaben vermiş olduğu dilekçe içeriğinde şikayetçiye yönelik “Rüşvet, komplo, kurgu seneryo ve delilleri imha eden şerefsiz için halen yazmaktayım. Sizler Hakimseniz dosyamı bir inceleyin. Evlere şenlik bir dosya sözde verilmiş bir karar olduğunu göreceksiniz, bu dosyadaki uydurma senaryoyu anlamıyorsanız devletin makamlarını niye işgal ediyorsunuz.” şeklinde sözlerle hakaret ettiği, Yargıtay tarafından kararın onanması dolayısıyla dilekçenin işlem yapılmadan iade edildiği, sanığın aynı dilekçeyi farklı zamanda tekrar sunduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
2. Ancak,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.