Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9381 E. 2023/447 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9381
KARAR NO : 2023/447
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/812 E., 2022/1109 K.

DAVA TARİHİ : 05.04.2018
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/59 E., 2019/256 K.

Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; davalı üçüncü kişi ile davalı borçlu arasında organik bağ olduğunu, taraflar arasındaki devrin muvazaalı olduğunu, üçüncü kişinin devirden dolayı borçlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı üçüncü kişi vekili cevap dilekçesi sunmamış ancak 21.5.2019 tarihli dilekçesi ile; Ankara 26. İcra Müdürlüğü’nün 2016/12024 esas dosyasından alacaklı bulunan QNB Finansbank AŞ’nin Dörtyol İcra Müdürlüğü’nün 2016/654 talimat sayılı dosyasından yapılan ihalede haczin yapıldığı taşınmazı alacağına mahsuben aldığını, taşınmazın önceki maliki olan davadışı …. A.Ş. ile malik Finansbank arasında akdedilen sözleşme gereği 10.06.2020 tarihine kadar taşınmazın kullanım hakkının davadışı …. A.Ş.’ne bırakılmasının kararlaştırıldığını, 3.kişi şirketin de taşınmazda kiracı durumunda olduğunu, hacizli taşınmazların 3.kişi şirkete de borçlu şirkete de ait olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı borçlu, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış, cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı üçüncü kişinin istihkak iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı üçüncü kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı üçüncü kişi vekili, 3.kişi şirketin taşınmazda kiracı durumunda olduğunu, hacizli taşınmazların 3.kişi şirkete de borçlu şirkete de ait olmadığını, davanın Finansbank ‘a ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının yalnızca kiracılık sıfatına dayandığı, kural olarak kiracının istihkak iddiasında bulunma hakkı olmadığı, davacının HMK’nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekili, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olduğunu, muvazaalı şekilde işletme hakkı devredildiğini, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2.1.2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun İİK’nin 96/1. maddesinde, üçüncü kişinin haczedilen mal ve hak üzerinde mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak davası açabileceği öngörülmüştür. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı, ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir.

2.2.HMK’nın 114/1-h ve 115/2.maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı üçüncü kişinin 21.05.2019 tarihli dilekçe içeriğine ve kiracılık sıfatına dayalı istihkak iddiası geçerli olmadığına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.