Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13849 E. 2023/1113 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13849
KARAR NO : 2023/1113
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/672 E., 2022/2737 K.
DAVA TARİHİ : 01.06.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/303 E., 2021/883 K.

Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili şikayet dilekçesinde; alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla Ör 6 ilamlı icra takibinde, tek bir kredi sözleşmesine dayalı alacağın birden fazla ipotek ile teminat altına alındığını, ipoteklerin toplu rehin niteliğinde kurulduğunu, ancak ipotekli taşınmazların her biri için 9 ayrı takip başlatıldığını, bunun aynı takibe konu edilme ve aynı anda satış talep edilme kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazlar üzerinde toplu rehin tesis edilmediğini, her bir taşınmaz üzerinde ayrı ipotek bulunduğunu, bu nedenle taşınmaların ayrı takiplere konu edilmesinde usulsüzlük bulunmadığını, ipotek limitlerinin güncel alacağın altında kaldığını, buna rağmen takiplerin tekerrür olmamak kaydı ile başlatıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dosyaları ve ipotek senetlerinin incelenmesinde ipoteklerin; farklı kişilere ait olduğu, farklı taşınmazlar hakkında, farklı tarihlerde, farklı limitlerde, farklı derecelerde ve farklı faiz oranları ile limit ipoteği niteliğinde olduğu, TMK’nın 873. maddesinde öngörülen müşterek/toplu ipoteğin söz konusu olmadığı, bu nedenle taşınmazların tamamı hakkında tek bir takip başlatılması zorunluluğunun bulunmadığı, aynı alacakla ilgili mükerrer takibin söz konusu olmadığı gerekçesi ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili istinaf dilekçesinde; şikayet nedenlerini tekrarla mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı ipotek sözleşmesinin borçlu şirketin tüm borçlarının teminatı olarak kurulduğu, tüm takip taleplerinde tahsilde tekerrür olmamak kaydının bulunduğu, diğer takip dosyalarındaki ipotek tarihlerinin ve ipotek resmi senetlerinin farklı olduğu, farklı limitlerde, farklı derecelerde ipotekler tesis edildiği, bu nedenle ipotekler arasında müşterekliğin söz konusu olmadığı, alacaklının ipotek limiti tutarında takip başlattığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili temyiz dilekçesinde; şikayet nedenlerini tekrarla bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinin iptaline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.