Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/6075 E. 2023/9177 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6075
KARAR NO : 2023/9177
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2012 tarihli ve 2012/10201 Esas sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1.c,43/1, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2013/25 Esas, 2015/262 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu’nun 149/1-a-c maddeleri uyarınca iki kez 4 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 ve 58. maddeleri gereğince hak yoksunluğuna, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. Karar o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.

3. Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 18.06.2019 tarihli ve 2016/7462 Esas, 2019/3566 Karar sayılı kararıyla;
“..Oluş ve dosya kapsamına göre; 08/03/2012 tarihinde mağdur …’un mahalleden tanıdığı sanık … ile yaş küçüklüğü nedeniyle hakkında ayrı kovuşturma yapılan ve ceza ehliyeti olmayan sanık … …’ın mağdurun öğrenim görmüş olduğu okuldaki sınıfına gelip izin alarak mağduru dışarı çıkardıkları, ardından …’un mağdura hitaben “Bize 200 TL para getireceksin” diyerek okuldan ayrıldıkları, ders çıkışında okul önünde kendisini bekleyen … ve … ile tekrar karşılaştığı, sanıkların, mağduru da yanlarına alarak 450 Evler Camisinin arkasına gittikleri, burada sanık …’ın ele geçmeyen bıçağı sanık …’a vererek “Al ne yapıyorsan yap” diye söylediği, bunun üzerine …’un elindeki bıçağı mağdura göstererek, “Bize 200 TL para vereceksin, para istediğimizi babana söylemiyeceksin söylersen seni bıçaklarım.” diyerek mağdurdan para istediği, sanıklardan korkan mağdurun, babasının cebinden gizlice 200 TL para alarak ertesi gün kendisini okul önünde bekleyen … ile …’a verdiği, aynı gün okul çıkışında evine gitmekte olan mağdurun, mahallede tekrar … ile … ile karşılaştığı, sanıkların yine aynı şekilde mağdurdan 200 TL daha para istedikleri, sanıklardan çekinen mağdurun tekrar babasının cebinden gizlice aldığı 200 TL parayı ertesi gün sabahleyin sanıklara verdiği şeklinde gerçekleşen olayda;
1-Sanık …’nın ceza ehliyeti olmayan sanık … … ile birlikte 08/03/2012 tarihli eyleme başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde TCK’nin 37/1. maddesi anlamında asli fail olarak katıldığı gözetilmeden, aynı Yasanın 39. maddesi uyarınca yardım eden sıfatı ile sorumlu olduğu gerekçesi ile cezasından indirim yapılması ve yağma eyleminin silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; TCK’nin 149. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin yanı sıra (c) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-08/03/2012 tarihli ilk eylemden sonra işlenen 2. eylemde, yağma suçlarında aranan cebir ve/veya tehditin ne şekilde gerçekleştiği mağdura açıklattırılıp sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 219/248 Esas, 2021/224 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a, 53, 63 maddeleri uyarınca iki kez 9 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir.

5. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 31.01.2019 tarihli ve 2021/23842 Esas, 2021/18100 Karar sayılı kararıyla;
”Duruşmadan vareste tutulmayı talep edip etmediği sorulmayan sanık …’nın … 3 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevinde başka suçtan hükümlü olarak bulunmakta iken hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. … 3. Ağır Ceza Mahkemesi 12.04.2022 tarihli ve 2021/593 Esas 2022/182 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanunu’nun 14/1-a-c, 62/1, 53, 63 maddeleri uyarınca iki kez 9 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Katılanın anlatımı dışında delil olmadığına,
2. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde mağdur …’un mahalleden tanıdığı sanık ile yaş küçüklüğü nedeniyle hakkında ayrı kovuşturma yapılan ve ceza ehliyeti olmayan suça sürüklenen çocuk … …’ın mağdurun öğrenim görmüş olduğu okuldaki sınıfına gelip izin alarak mağduru dışarı çıkardıkları, ardından suça sürüklenen çocuk …’un mağdura hitaben “Bize 200 TL para getireceksin” diyerek okuldan ayrıldıkları, ders çıkışında okul önünde kendisini bekleyen sanık ve suça sürüklenen çocuk … ile tekrar karşılaştığı, sanıkların, mağduru da yanlarına alarak 450 Evler Camisinin arkasına gittikleri, burada sanık …’ın ele geçmeyen bıçağı suça sürüklenen çocuk …’a vererek “Al ne yapıyorsan yap” diye söylediği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuk …’un elindeki bıçağı mağdura göstererek, “Bize 200,00 TL para vereceksin, para istediğimizi babana söylemiyeceksin söylersen seni bıçaklarım.” diyerek mağdurdan para istediği, sanıklardan korkan mağdurun, babasının cebinden gizlice 200,00 TL para alarak ertesi gün kendisini okul önünde bekleyen suça sürüklenen çocuk … ile sanığa verdiği, aynı gün okul çıkışında evine gitmekte olan mağdurun, mahallede tekrar suça sürüklenen çocuk … ve sanık ile karşılaştığı, yine aynı şekilde mağdurdan 200,00 TL daha para istedikleri, sanıklardan çekinen mağdurun tekrar babasının cebinden gizlice aldığı 200,00 TL parayı ertesi gün sabahleyin sanıklara verdiği, toplam 1.900,00 TL parayı mağdurdan kısa aralıklarla aldıkları, 17.03.2012 günü oğlu olan mağduru takip eden katılanın oğlundan para isteyen failleri tek yakalayarak önce aileleri ile görüştüğü, daha sonradan sanıkları kolluk kuvvetlerine teslim ettiği anlaşılmaktadır.

2. Sanığın olayı doğrulayan ancak kendisinin değil arkadaşı M.T.’nin para aldığına ilişkin tevilli ikrar niteliğindeki savunması dosyada mevcuttur.

3. … Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü tarafından mağdur …’un Sos. Hiz. Uzm. tarafından alınan beyanı dosyada mevcuttur.

4. Mağdur …’un aşamalarda değişmeyen beyanı dosyada mevcuttur.

5. Katılan … tarafından yapılan şikâyete ilişkin tanzim edilen tutanak dosyada mevcuttur.

6. Mağdur …’un okulunda görev yapan öğretmen tanık S. A.’nın olay tarihinde okula mağduru görmeye iki kişinin geldiğine ilişkin mağdurun beyanıyla örtüşen beyanları dosyada mevcuttur.

7. Mahkemece Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı parağrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

IV.GEREKÇE
A. Katılanın Anlatımı Dışında Delil Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Katılanın ve mağdurun aşamalarda tutarlı beyanları,mağdurun beyanlarını doğrulayan tanık öğretmen S.A.’nın beyanları karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesi 12.04.2022 tarihli ve 2021/593 Esas, 2022/182 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.