Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7652 E. 2023/279 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7652
KARAR NO : 2023/279
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1175 E., 2022/1069 K.
DAVA TARİHİ : 27.08.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/578 E., 2021/633 K.

Taraflar arasındaki kambiyo senelerine mahsus haciz yolu ile takipte borca itiraz ve kambiyo vasfına yönelik şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince borca itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

Kararın alacaklı ve borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı ve borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu icra mahkemesine başvurusunda: takibe konu senetlerin kredi anlaşmasının eki ve boş olarak teminat niteliğinde verildiğini, 23.08.2013 tanzim tarihli senedin kambiyo vasfında olmadığını, düzenleme tarihinin sonradan gerçek hukuki duruma uygun olmaksızın banka yetkililerince doldurulduğunu, banka yetkilisi tarafından senedin kendilerinde kalan fotokopisine “T-bank Munzam Senet teslim alınmıştır” yazıldığını ve 30.05.2018 tarihi yazılarak imzaladığını, bankaya olan borçların gecikmeli de olsa faizi ile ödendiğini ileri sürerek borca itirazın ve şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı, bankanın Güneşli Şubesi tarafından kredi borçlusu … Tekstil Tur. Gıd. San. Tic. A.Ş. lehine çerçeve kredi sözleşmelerine istinaden kredi hesabı tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, kredilerin teminatını teşkil etmek üzere … Tekstil’in kredi borcuna mahsup edilmek üzere bankaya temlik cirosu ile teslim edilmiş bonolar ile İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 2017/4529 Esas sayılı dosyasından takibe dayanak olarak kullandıkları ipoteklerin alındığını, iyi niyetli hamil olduğunu, senetlerin unsurlarında eksiklikler olmadığını ileri sürerek itiraz ve şikayetin reddine, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Borçluların şikayet nedenleri yerinde değil ise de alacaklının 19.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde takibe konu bonoların kredinin teminatı olduğunu kabul ettiği anlaşıldığından borca itirazının kabulü ile İstanbul 12. İcra müdürlüğünün 2018/28215 Esas sayılı takip dosyasından takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlular tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
A.1.Borçlular
Gerçek irade ve talebin takibin iptaline ilişkin olduğunu, itiraz dilekçesinin konu kısmında da bu şekilde yazıldığını, kararın kaldırılmasını ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.

B.1. Alacaklı
Borca itirazın yasal süresi içinde itiraz dilekçesinde ileri sürülmediğini, senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin hiç bir somut delil bulunmadığını, dosyaya sunulan 19.12.2018 tarihli dilekçe de her ne kadar kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ifadesi kullanılmış ise de, bu ifadenin senetleri teminat senedi olarak nitelemek için yeterli olmadığını, tahsilinde borca mahsup edilmek üzere alındığının kastedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını, itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Borçluların icra mahkemesine başvurusu İİK’nın 169. maddesine dayalı borca itiraz niteliğinde olup, söz konusu maddenin 3. fıkrasında itirazın kabulü halinde takibin durdurulacağı emredilmiş olduğundan, mahkemece kanun hükmü gereği takibi durdurması yerinde olduğu,
İtirazın sürede olduğu, borçlulardan Merkon Antilyan’ın asıl borçlu şirketin yetkilisi diğeri ise ortağı olduğu, bu durumda alacaklının TTK’nın 687. maddesindeki korumasından yararlanmasının söz konusu olmadığı, 27.08.2013 tarihli kredi sözleşmesi ile krediyi kullananın şirket olduğunun iki tarafın da kabulünde olduğu, alacaklının cevap dilekçesinde açıkça ”kredilerin teminatını teşkil etmek üzere bono alındığını” savunduğu gerekçesi ile her iki tarafın isitinaf başvurunun da esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
A.1.Borçlular
Gerçek irade ve talebin takibin iptaline ilişkin olduğunu, itiraz dilekçesinin konu kısmında da bu şekilde yazıldığını,
Senetlerdeki eksiklik ve tahrifatın resen incelenmediğini, bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

B.1. Alacaklı
Borca itirazın yasal süresi içinde itiraz dilekçesinde ileri sürülmediğini, senetlerin teminat senedi olduğuna ilişkin hiç bir somut delil bulunmadığını, dosyaya sunulan 19.12.2018 tarihli dilekçe de her ne kadar kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ifadesi kullanılmış ise de, bu ifadenin senetleri teminat senedi olarak nitelemek için yeterli olmadığını, tahsilinde borca mahsup edilmek üzere alındığının kastedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senelerine mahsus haciz yolu ile takipte teminat iddiasına dayalı borca itiraz ve kambiyo vasfına yönelik şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 169. maddesi ve TTK’nın 687. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı ve borçlular tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.