YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8178
KARAR NO : 2023/918
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1808 E., 2022/722 K.
DAVA TARİHİ : 12.10.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/986 E., 2021/100 K.
Taraflar arasındaki borca itiraz ve kambiyo şikayeti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu vekili dava dilekçesinde; alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, dayanak senette keşidecinin unvanının bulunmadığını, lehdar ile keşideci şirket yetkililerinin aynı kişiler olduğunu, çekin muhatap bankaya ibraz edilmediğini, bu nedenlerle senedin kambiyo vasfını haiz olmadığını, çekin keşide tarihinden önce istifa eden yetkililerce ciro edildiğini, bu nedenle temsil etkisi kalmayan eski yetkililerce atılan imzaların taraflarını bağlamayacağını ileri sürerek kambiyo şikayeti ile borca itirazda bulunmuştur.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı çekin 15.03.2018 keşide tarihli olduğu, Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre borçlu şirketin yetkililerinin Seyahat Acentaları Meslek Eğitim Hizmetleri A.Ş. (tüzel kişiliği Başaran Ulusoy’un temsil etmesine) ve Feyyaz Yalçın olduğu, bu yetkililerin 02.03.2018 ve 08.03.2018 tarihli ihtarnameler ile istifa ettikleri, 11.06.2018 tarihli Genel Kurul Kararı ile bu yetkililerin yetkilerine son verildiği yönünde karar alındığı, anılan kararın 26.06.2018 tarihinde tescil edildiği, TTK’nın 36. maddesinin 1. bendi uyarınca, ticaret sicil kayıtları, üçüncü kişiler hakkında gazete ile ilanın yapıldığı günü izleyen iş gününde hukuki sonuçlarını doğuracağı, TTK’nın 630. maddesi gereğince müdürlükten istifa işleminin ortaklar genel kurulunun onayı ile geçerli olacağı, değişikliğin 26.06.2018 tarihinde tescil edilerek ilan edildiği, bu durumda istifa eden yetkililerin yaptığı işlemlerin, alacaklı yönünden hüküm ve sonuç doğuracağının kabulü gerektiği, takip konusu çekin alacaklı – hamil adına ve muhatap bankaya vekaleten yasal sürede … A.Ş.’ye ibraz edildiği, çekin keşidecisi ve lehtarının farklı tüzel kişiliklere sahip olduğu, müdürlerinin aynı olmasının çekin kambiyo vasfını etkilemeyeceği, ödemeye ilişkin olarak takip dayanağı senede açıkça atıf yapılan, İİK’nın 169/a-1 maddesi kapsamında bir belge ibraz edilemediği gerekçesi ile davanın reddine, takip durdurulmadığından alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; dayanak senette keşideci unvanının bulunmadığını, lehdar ve keşideci yetkililerinin aynı kişi olduğunu, çekin muhatap bankaya ibraz edilmediğini, bu nedenlerle senedin kambiyo vasfını haiz olmadığını, çekin keşide tarihinde istifaları nedeniyle temsil yetkisi kalmayan eski yetkililerce ciro edildiğini, bu nedenle kendilerini bağlamayacağını, şirket yetkilisinin istifasının genel kurul kararıyla geçerli olacağı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak çekin son ciranta … tarafından takas odasına sunulduğu, keşideci ve lehtarın yetkililerinin aynı kişiler olmasının senedin kıymetli evrak vasfını etkilemeyeceği, borçlunun da kabulünde olan şirket müdürlerinin görevlerinin sona erdiğinin 02.08.2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiği, çekin keşide tarihinin ise bu tarihten önce olduğu, bu nedenle çekteki ciro imzasının keşide tarihi itibari ile şirket yetkilisine ait olmadığının iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, alacaklı …’ın ibraz işlemini muhatap banka adına vekaleten yaptığı, aynı zamanda muhatap banka durumunda olmadığı, geçerli bir ibrazın söz konusu olduğu, takip yapan bankanın yetkili hamil konumunda olduğu gerekçesiyle alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde; istinaf nedenlerini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte kambiyo şikayeti ve borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 169/a-1 maddesi, 6102 sayılı TTK’nın 36. maddesinin 1. bendi, 630. ve 780. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.