Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13800 E. 2023/1026 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13800
KARAR NO : 2023/1026
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3297 E., 2022/2922 K.
DAVALILAR : …, …
DAVA TARİHİ : 27.12.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul … 17. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/796 E., 2022/294 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, davacı aleyhine %10 para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi/borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi/borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihaleye girmek amacı ile ihalenin yapılacağı yere gelmek üzere iken daha önce görmediği fakat mal sahibi olduğunu belirten kişiler tarafından tehdit edilerek ihaleye katılmasının engellendiği, taşınmazın önemli nitelik ve vasıflarının detaylı yazılmadığı, taşınmazın satış ilanının usulüne uygun yapılmadığı, satış ilanının ilgililer ve dosya alacaklılarının tümüne usulüne uygun tebliğ edilmediği, satış kararında Türkiye çapında yayın yapan ve tirajı ilk sıralarda olan gazetelerden birinde ilan yapılmasına karar verilmesine rağmen İstanbul’da yayınlanan bir gazetede ilan yapıldığı, kıymet takdir raporu ve satış ilanının ilgililere tebliğ edilmediği iddialarıyla ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin usul ve yasaya uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihale bedeli muhammen bedelden yüksek olduğundan zarar unsurunun oluşmadığı ancak davacı tarafından ihaleye fesat karıştırıldığı, davacı asilin ihale salonuna alınmadığı belirtilmekle ihaleye fesat karıştırıldığı iddiası yönünden esasa geçilerek inceleme yapıldığı, mezat salonunu gören kamera kayıtlarının mahkemece incelendiği, CD dökümünün bilirkişi marifeti ile yaptırıldığı ihaleye girilmesinin engellenmesine dair bir görüntü tespit edilemediği, fesat iddiası ile ilgili tanık bildirilmediği, bu haliyle fesat iddiasının ispatlanamadığı, gerekçeleriyle davanın esastan reddine, ihaleye fesat karıştırıldığı iddiası yönünden esastan inceleme yapıldığı nedenle davacının ihale bedeli olan 807.000,00 TL’nin %10’u oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilmiştir

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesini tekrarlamakla birlikte, davacının ihale salonuna girdiğini ancak tehditler nedeni ile pey süremediği, taşınmazın değerinin oldukça altında satıldığı, satış ilanının davacıya da usulüne uygun tebliğ edilmediği, bilirkişi deliline dayanmalarına rağmen mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadığı, ihale konusu taşınmaz hakkında vergi dairesi, belediye ve diğer ilgili birimlere gerekli yazıların yazılmadığı, kıymet takdirinin davacıya usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeni ile müvekkilinin kıymet takdirine zamanında itiraz edemediği hususlarını ileri sürerek kararın kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın muhammen değerinin üstünde satıldığı, davacının fesat iddiasının işin esasına girilerek incelenmesi nedeniyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilemeyecek olup, mahkemenin bu yöndeki kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, davacının kendisi dışındaki ilgililere yapılan tebligatların usulüne uygun yapılmadığını ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremeyeceği, satışa hazırlık işlemleri kesinleştiğinden aynı nedene dayalı olarak ihalenin feshinin istenemeyeceği, satış ilanının gazetede ilanına dair karar bulunmadığı, davacının ihaleye katılımının engellendiği ihaleye fesat karıştırıldığı iddiasının dosyadaki delillerle ispatlanamadığı, kaldı ki takip borçlusu olan davacının borcu nedeniyle yapılan satışa katılmasına da yasal engel bulunduğu, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen ve ilk kez istinaf dilekçesinde dile getirilen hususların istinaf aşamasında değerlendirilmeyeceği, ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesini tekrarlamakla birlikte, ihaleye katılmak ve teklif verebilmek amacıyla salon dışında bekleyen bazı alıcıların karmaşadan dolayı salona giremediğini, bu durumun taşınmazın gerçek değerinin çok altında satılmasına sebep olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.İİK 134 üncü ve devamı madde hükümleri, 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi

3. Değerlendirme
1-Dava dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların, istinaf ve temyiz aşamasında değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
” İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re’ sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
” 134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir. ” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin % 10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10′ u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1-Şikayetçi-borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 17.10.2022 tarih ve 2022/3297 E. – 2022/2922 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),

2-İstanbul … 17. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28.04.2022 tarih ve 2021/796 E. – 2022/294 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin iki numaralı bendinde yer alan “… 807.000,00 TL’nin %10’u …” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “.. 807.000,00 TL’nin % 5 ‘i … ” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21. 02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.