YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9755
KARAR NO : 2023/536
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Kale Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2008 tarihli ve 2008/62 Esas, 2008/166 Soruşturma, 2008/37 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 332 nci maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Fethiye (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 15.01.2009 tarihli ve 2008/525 Esas, 2009/9 sayılı Kararı ile sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, merciince sanık müdafiinin itirazının reddine karar verilmesi üzerine bu kararın 08.04.2009 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Sanık …’nın denetim süresi içerisinde, 08.06.2012 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğinden ve hakkında Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli ve 2012/695 Esas, 2015/241 sayılı Kararı ile kesin olmak üzere mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle gelen ihbar üzerine; açıklanması geri bırakılan hüküm, Fethiye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/682 Esas, 2015/874 sayılı Kararı ile açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Olayın meydana gelmesinde ihmal ya da kastının olmadığına, ilgili kurum ya da kişilere zarar vermediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanmama gerekçelerinin karar yerinde gösterilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturmada suça konu çeke ilişkin düzeltme hakkının kullanılıp kullanılmadığının öğrenilmesi için … Bankası A.Ş. Kale Şubesine yazılan müzekkerelere ilgili bankanın şube müdürü olan sanığın cevap vermemesi şeklindeki eylemi nedeni ile görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talep edilmiştir.
Mahkemece; sanığın, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ceza soruşturması sırasında yazılan müzekkerelere cevap vermemesi şeklindeki eylemiyle kendisine verilen adli görevin gereklerini yerine getirmekte ihmal göstermek suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinin kabulüyle hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihinde kesinleşen, 2012/695 Esas ve 2015/241 Karar sayılı ilamı ile denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemek suretiyle denetime uymayan sanık hakkında vaki ihbar üzerine mahkemece dosyanın yeniden ele alındığı ve yapılan yargılama sonucunda açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.04.2021 tarihli ve 2020/5-337 Esas, 2021/162 sayılı Kararında açıklandığı üzere, görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun’un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç olup kamu görevlisi tarafından işlenebilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 332 nci maddesi uyarınca kanun koyucu istenilen bilgilere cevap vermeyen kişinin kamu görevlisi olması gerektiğine dair bir sınırlandırmaya yer vermemekle birlikte madde metninde ve gerekçesinde özel kişi ve kuruluşların da kendisinden bilgi istenen kişiler kapsamında olduğuna dair bir düzenlemeye yer verilmemesi, aynı Kanun’un 332 nci maddesinin TBMM Adalet Komisyonuna sunulan teklif gerekçesinde “suçların soruşturulması ve kovuşturulmasının etkin bir şekilde yürütülmesinin sağlanması amacıyla söz konusu önergenin verildiği” hususu dikkate alındığında, soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasında ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin teminine yönelik zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla birlikte kamu görevlisi olmayanların da 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesi kapsamında sanık olabileceğine dair genişletici yorum yapılamayacağı ile … Bankası A.Ş’nin özel hukuk statüsüne tabi anonim şirket olması nedeniyle Ceza Hukuku uygulamasında (memur) “kamu görevlisi” sayılmayan ve “kamu görevlisi gibi” cezalandırılması olanağı bulunmayan, … Bankası A.Ş. … Şubesinde görev yapan sanığın, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca karşılıksız çek keşide etmek suçundan yürütülen soruşturma sırasında şüphelinin düzeltme hakkını kullanıp kullanmadığına ilişkin yazılan 12.02.2007, 21.06.2007 ve 14.09.2007 tarihli müzekkerelere cevap vermeme şeklindeki eyleminin; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) 32 nci maddesinde düzenlenen emre aykırı davranış niteliğinde bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de anılan maddede öngörülen idari para cezasının miktarına göre eylem tarihi ile inceleme günü arasında 5326 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde öngörülen 3 yıllık soruşturma zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince bu hususta bir karar verilmesi mümkün olduğundan gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi gereğince sanık hakkında, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.