YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9702
KARAR NO : 2023/585
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten Öldürme
HÜKÜM : Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2018/366 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/429 Esas, 2020/868 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk …’ın amcasının kızı …’ı sevdiği, evlenmek istediği, ancak yengesi olan …’ın kızı olan …’ı …..,a vermek istemediği, kızını ablasının oğluna verdiği, bundan dolayı suça sürüklenen çocuk …’ın yengesi…’ye karşı kin duyduğu, onu öldürmek istediği bu durumu değişik ortamlarda değişik tanıkların yanında ifade ettiği, bu düşünce ile olay günü… ile maktule …’nin köy dışında bulunan süt sağım yerine gittikleri, süt sağım yerinde maktule …’nin…’ye göre daha erken çıktığı, patika yolda eşek ile ilerleyen maktule, suça sürüklenen çocuk …’ın… zannederek tüfek ile ateş ederek öldürdüğü oy birliği ile kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak:
a) 03.09.2017 tarihli Ölü Muayyene ve Otopsi Tutanağında; sırt orta hattın 4 cm solunda 10. kot hizasında ateşli silah giriş yarası, gövde ön yüz sağ yanda 9. kot hizasında ateşli silah çıkış yarası bulunduğu, maktulün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı medulla spinalis ve iç organ organ yaralanmasından meydana geldiğinin bildirildiği, maktulün vücudundan mermi çekirdeği elde edilemediği bildirilmiştir.
b) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 1. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 15.08.2018 tarihli raporunda; Kişinin ölümüne neden olan yaralanmanın kısa namlulu silah ile oluşabileceği gibi iddia edildiği üzere av tüfeği ile de oluşabileceği, ateşli silah ürününün vücudu terk etmiş olması nedeniyle mevcut veriler ile bunlar arasında tıbben ayrımının yapılamadığı oy birliğiyle tespit edilmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda suçlamaları kabul etmemiştir.
4. Tanıklar …, …,….,, …, …, …, …, …, …, …, ….,, …, … …., …, …, …., …, …, …., …, ….., … … ‘ın beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Suça sürüklenen çocuğun evinde yapılan 30.01.2018 tarihli ev arama tutanağında suç unsuruna rastlanmadığı belirtilmiştir.
6. 30.01.2018 tarihli ve 07.09.2017 tarihli J.Ast.Kd.Bşvc. …., …, …..,imzalı tutanakların dava dosyasında bulunduğu ve beyanlarının dava dosyasına alındığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk …’ın aşamalarda alınan ifadelerde suçu işlemediğini beyan etmesi, aleyhine yorumlanan kolluk tutanakları içeriklerini kabul etmemesi, aleyhine içerik bulunanın bu tutanaklarda imzasının bulunmaması veya imzadan imtina ettiğinin yazılmaması, suça sürüklenen çocuk aleyhine delil teşkil edecek somut delil bulunmaması, suç atfına neden olan tanıkların cinayet anına dair görgüye dayalı beyanlarının olmaması, zikredilen biçimde bir kısmının duyuma dayalı, çoğu sonradan ortaya çıkan beyanların aşamalarda kendi içinde çelişki veya diğer beyanlarla tutarsızlık arzetmesi, Mamire ile husumet ve tehdit iddiasının bizzat mağduru olabilecek taraflarca yalanlanması, bölgede yaşayan halkın birbirini iyi tanıdığı karıştırma olgusunun zayıf bir ihtimal olduğu anlaşıldığından soruşturma ve kovuşturma sonucu toplanan tüm delillerin sübuta elverişli nitelikte olmadığı oy çokluğuyla kabul edilmiştir..
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamında suça sürüklenen çocuğun amcası İsa … ve …’ın kızı …’ı sevdiği ve evlenmek istediği ancak yengesi…’nin buna engel olduğu ve suça sürüklenen çocuğun halası Azize’nin oğlu ile…’nin kızı …’ın olaydan 20 gün önce sözlendiği, suça sürüklenen
çocuğun …’ın halasının oğlu ile evlenmesinden yengesi…’yi sorumlu tuttuğundan yengesine husumet beslediği ve tehdit ettiğine ilişkin tanık anlatımları bulunduğu, olay saatinden önce suça sürüklenen çocuğun elinde siyah tüfekle olay yerine doğru giderken görüldüğü, olaydan sonra da yine tüfekle olay yerinden dönerken görüldüğüne dair temyiz dışı sanık …’ın ve tanıklar ….,…,…..,….,….., …., ….,.’ nin beyanları, tanık ….,T.A.,’nın suça sürüklenen çocuğu olaydan 2-3 gün önce de elinde tüfekle olay yerine yakın bir yerde çalılıkların arkasına saklanmış vaziyette gördüğüne ilişkin beyanı ve bu beyanı destekler nitelikte tanık ….., ‘nin suça sürüklenen çocuğa benzer birinin elinde tüfekle süt sağma yerinde olay öncesinde gördüğüne ilişkin anlatımları, temyiz dışı sanık …’ın ve tanıkların suça sürüklenen çocuğun elinde gördüklerini beyan ettikleri tüfeğe benzer nitelikte tüfeğin olay tarihinden önce suça sürüklenen çocuk tarafından kullanıldığına ilişkin dosyada tanık anlatımları bulunduğu, olayla ilgili soruşturma devam ettiği sırada köy halkının genel itibari ile ifadelerinin alındığı sırada temyiz dışı sanık …’ın bilgi sahibi olarak ifadesi alınması için jandarma aracına bindirildiğinde “susma hakkımı kullanmak istiyorum” şeklinde beyanda bulunduğu, daha sonra suça sürüklenen çocuk …’ın bilgi sahibi olarak ifadesi alınmak üzere araca alınmasına müteakip temyiz dışı sanık …’ın suça sürüklenen çocuğa kürtçe olarak “ben senin ismini vermedim” şeklinde söz söylediği, bu hususun 07.09.2017 tarihli tutanak ile imza altına alındığı, soruşturma kapsamında suça sürüklenen çocuğun tutuklandıktan sonra cezaevi aracında iken “benim tek suçum babam …., …’ı dinlemek olduğu, bundan sonra asla babama güvenmem, bu devirde babana bile güvenmeyeceksin, babam sürekli susmam gerektiğini söyledi, eğer babamı dinlemeseydim olan biten her şeyi söylerdim, babam …., ile…’ın tutuklanacağını, benim kurtulacağımı söyledi, bana hiçbir şey olmayacaktı, bak şimdi iki piç kurtuldu, olan bana oldu, ilk defa babamın yanında sigara içtim, babamın köyde benim aleyhime ifade verdiğini sonradan duydum, şimdi bu olay yüzünden köyde kan davası çıkar, sizde görürsünüz, ….,’nin kardeşi İlhan bana bir gün köy içinde hani lan…’nin kızını seviyordun, sen alacaktın, bak başkası aldı, başkası s…şimdi dedi, elveda Kurejor” şeklinde beyanda bulunduğu, bu hususun adli kolluk tarafından tutulan 30.01.2018 tarihli tutanak ile imza altına alındığı, tutanak içeriğinin tutanak tanıkları tarafından doğrulandığı, suça sürüklenen çocuğun babası köy muhtarı …’ın olayla ilgili bilgi ve görgüsü bulunan tanıklar üzerinde baskı kurduğuna ilişkin tutanak içerikleri, suça sürüklenen çocuğun olaydan bir süre sonra facebook hesabını kapattığı, olaydan sonra suça sürüklenen çocuğun temyiz dışı sanık … ile görüşmediğini beyan etmesine rağmen çok sayıda görüşme kayıtlarının bulunduğu, olay günü maktulün tanık…’den kısa bir süre sonra ayrıldığına ve benzer kıyafetler giydiğine ilişkin tanık anlatımları ile birlikte olay günü tanık… ve maktule …’ın aynı yerden aynı saat dilimlerinde eşek üzerinde ve benzer kıyafetler ile geçmiş oldukları hususları birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk …’ın maktule …’ı tanık … zannederek silahla vurarak öldürdüğü anlaşılmakla eylemi sabit görülerek suça sürüklenen çocuğun kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerekirken, hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/429 Esas, 2020/868 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Maktule …’ın ateşli silahla vurularak öldürüldüğü sabittir. Bu dosya da suça sürüklenen çocuk … hakkında yerel mahkemece yargılama yapılarak suça sürüklenen çocuğun müsnet suçtan TCK’nin 81. maddesi gereği mahkumiyetine dair verilen kararın lehe ve aleyhe istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince duruşma açılıp yerel mahkemenin mahkumiyet kararı kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun CMK’nin 223/2-e maddesi gereği beraatine oy çokluğu ile karar verilmiş bu kez yine lehe aleyhe temyiz edilen karar Dairemizin çoğunluğunca suça sürüklenen çocuğun maktulü öldürdüğü sübuta erdiği kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin beraat kararı bozulmuştur. Suça sürüklenen çocuğun müsnet suçu işlediğine dair dosyada iddia, şüphe, varsayım dışında hiçbir maddi teknik veya itibar edilebilir (aşamalarda değiştirilmeyen) tanık delili yoktur. Şüpheden sanık yararlanır, iddia sahibi iddiasını kendisi ispatla mükelleftir ilkeleri gereği suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmelisi gerektiği kanaatiyle Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim.
Şöyle ki;
Ceza Muhakemesinde en temel müesseselerden ikisi şüpheden sanık yararlanır, iddia sahibi iddiasını ispatla mükelleftir ilkeleridir. Sanık hakkında iddianamede isnat olunan fiillerin sanıkça gerçekleştirildiğini ispat yükü iddia makamına aittir. Sanığa sen suçsuz olduğunu ispat et yoksa suçlu sensin denemez, ispat yükü tersine çevrilemez. Sanık hakkındaki iddialar yeterli şüpheyi oluşturuyor ise kamu davası açılabilir ancak kuvvetli şüphe ile dahi mahkumiyet kararı verilemez.
Somut olayımızda suça sürüklenen çocuk hakkında şüpheler olduğu doğrudur, ancak suça sürüklenen çocuk dışında başka şüphelilerde mevcut olup bu suça sürüklenen çocuk hakkındaki şüpheler mahkumiyetini gerektirir mahiyette değildir.
Suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilirken dayanılan delilere kısaca değinmek gerekir ise;
1) Suça sürüklenen çocuk aleyhine olan tanık beyanları defalarca değiştirilmiştir. (İlk beyanları suça sürüklenen çocuk lehe olduğu halde önce suça sürüklenen çocuk aleyhine ve sonra suça sürüklenen çocuk lehine olarak iki kez beyanlardan dönülmüştür.) Aşamalarda iki kez değişen beyanlara itibar olunamaz. Delil sayılamaz.
2) Gizli tanıklar dosyada deşifre olunca gizli tanıklık beyanlarının gerçek ifadeleri olmadığını söyleyerek beyanlarından dönmüşlerdir. (Gizli tanık beyanlarında suça sürüklenen çocuk aleyhine sübuta yönelik delil yoktur.) CMK gereği gizli tanık beyanı değişmese dahi delillerle desteklenmedikçe tek başına delil değildir.
3) Olayın görgü tanığı yoktur. Olay yerinde ne tür silah kullanıldığı, nereden, kimin ateş ettiği hiçbir şekilde belirlenememiştir. Ele geçen kovan, fişek, kartuş, svap dahi bulunmamıştır.
4) Dosyada suça sürüklenen çocuktan önce başka kişiler şüpheli olarak değerlendirilmiş (… gibi) ancak bu şüpheliler hakkındaki şüpheler makul nedenlerle giderilmeden her nedense dosyaya suça sürüklenen çocuk üzerinden devam olunmuştur.
5) Şoruşturma aşamasında maktulün suça sürüklenen çocuk tarafından öldürüldüğü her nedense kabul edilerek soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuk hakkında maktulü öldürmesini gerektirecek bir husumet nedeni araştırılmış ancak makul bir neden bulunamayınca suça sürüklenen çocuğun aslında maktul …’yi değil kızını kendisine vermeyen ve bu nedenle husumeti olduğu varsayılan…’yi öldürmek isterken şahısların benzer kıyafetler giymeleri nedeniyle karıştırarak sehven…’yi vurduğu kabul edilmiştir. (Maktul … eşeği üzerinde köye giderken vurulmuştur. Suça sürüklenen çocuk, maktul … ve… aynı köylü ve akrabalardır. Suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan tanık beyanlarına göre… ve…’nin eşekleri farklı renkli olduğu halde bunu bilmemesi, köylüsü ve akrabalarını tanımaması, ….., yerine…’yi sehven vurması hayatın olağan akışına uymaz) kaldı ki suça sürüklenen çocuğun…’yi öldürecek boyutta ona kin duyduğu iddiası da suça sürüklenen çocuğun suçu işlediği kabulü sonrasında bu kabulü desteklemek için oluşturulan varsayımdır, böyle bir husumet ispatlanmamaktadır.
Dosyanın soruşturma aşamasında yeterince etkin araştırma yapılmadığından deliller etkin şekilde toplanamamıştır. Bu husus dosya incelendiğinde anlaşılmaktadır.
Suça sürüklenen çocuğun babası olay tarihinde köy muhtarı olup dosyada birden çok jandarma tutanağı vardır. Bu tutanaklar dahi kendi içinde çelişkilidir. Dosya içerisinde muhtarın PKK yanlısı olduğuna dair tutanak olduğu gibi muhtar kendi evine Türk Bayrağı astığı için köydeki PKK taraftarları tarafından
muhtara husumet beslendiği bu olayın onun üzerine atıldığına dair de tutanak vardır, yine bu olayın Devletin üzerine yıkılmaya çalışıldığına dair jandarma tutanağı da bulunmaktadır.
Mahkemelerce verilen kararlar delillerle irtibatlandırılarak verilmeli, kararı okuyan objektif 3. kişileri karar ikna etmelidir. Dosyamızda suça sürüklenen çocuk …’ın maktuleyi öldürdüğüne dair hiçbir delil yoktur. Mahkumiyet kararı varsayımlara dayalıdır. Yerel mahkemece dosyadaki mevcut deliller art arda sayılarak suça sürüklenen çocuğun işlediği sonucu varsayımsal olarak çıkarılmıştır.
Suça sürüklenen çocuğun müsnet adam öldürme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden arındırılmış kesin inandırıcı deliller bulunmadığından suça sürüklenen çocuğun delil yetersizliğinden beraatine kararı verilmesi gerektiği kanaati ile dairemizin suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması gerektiğine dair çoğunluk görüşüne muhalifim.