Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/37127 E. 2023/197 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37127
KARAR NO : 2023/197
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2020/65 E., 2020/1056 K.
KATILANLAR :…, …
SUÇ :Dolandırıcılık
HÜKÜM :Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edremit 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2012/411 Esas, 2014/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 51 inci maddesinin birinci, üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ve denetim süresi içinde yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Edremit 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2014 tarihli ve 2012/411 Esas, 2014/499 Karar sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.12.2019 tarihli ve 2019/6492 Esas, 2019/14284 Karar sayılı kararı ile sanığın en başından itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek hileli eylemlerle, katılanları kandırmak suretiyle haksız menfaat elde ettiği anlaşılması nedeniyle, sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alınan dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiği gerekçesiyle suç vasfından bozulmasına karar verilmiştir.
3. Edremit 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/65 Esas, 2020/1056 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 8 ay süre ile denetim süresine tabi tutulmasına ve denetim süresi içinde yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz isteği; eksik ceza tayinine ve erteleme şartlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suç tarihi itibari ile Edremit ilçesinde müteahhitlik yaptığı, baba-oğul olan katılanlar ile sanık arasında yapılan harici satım sözleşmesi ile, Balıkesir ili, Edremit ilçesi, Camivasat Mahallesi 313 Ada 145 Parsel sayılı taşınmazda bulunan Zemin+3 kattan oluşan inşaatın ön cephesine bakan 7 nolu bağımsız bölümün kendilerine satılması hususunda anlaştıkları, bu anlaşma uyarınca sanığa elden 20.000,00 TL peşinat verdikleri, mülkiyeti katılan …’ya ait bulunan Tuzcumurat Mahallesi Kaptan mevkiinde bulunan 44 pafta 38 ada nolu parsel üzerinde B Blok 2. Kat 11 Nolu meskeni satması için katılanların sanığa vekalet vermeleri üzerine sanığın bu vekaletnameye istinaden söz konusu yerin satışını yaptığı, satış bedeli olan 45.000 TL’yi borca mahsup ettiği, 7 nolu bağımsız bölümün geriye kalan bedelini dairenin yapı kullanım belgesi ve tapu alındığında verileceği hususunda anlaşma sağlanmasına rağmen, sanığın teslim tarihi geldiğinde katılanlara daireyi teslim etmediği gibi, söz konusu daireyi üçüncü bir şahsa sattığı ve sanığın 7 nolu bağımsız bölümün satışı için aldığı paraları katılanlara iade etmediği anlaşılmaktadır.
2. Taraflar arasında yapılan harici satım sözleşme,13.12.2010 tarihli katılan … tarafından sanığa verilen “Balıkesir ili Edremit ilçesi Tuzcumurat Mahallesi, Katreanlık mevkiinde kain 44 pafta 38 ada, 480 ada nolu arsa üzerinde bulunan B blok ikinci kat 11 nolu mesken niteliğindeki taşınmazı” satma yetkisi içerir Edremit 4. Noterliğinden verilme düzenleme şeklinde vekaletname katılanlar vekili tarafından şikayet dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuştur.
3. Edremit Tapu Sicil Müdürlüğünden gönderilen 26.12.2011 tarihli yazı cevabı ekindeki tapu bilgilerine göre, suça konu taşınmazın ilk olarak kat irtifakı tesisinden 07.06.2010 tarihinde “Mehmet oğulları Ahmet ile Muharrem Yenigün” adlarına 1/2 hisse ile tescil edildiği, daha sonra bu taşınmazın 10.02.2011 tarihinde “Halit oğlu Cenk Karpuz’a”, onun da en son 07.10.2011 tarihinde “Cengiz kızı Gamze Özcan” adına satışın yapıldığı tespit edilmiştir.
4. Sanık aşamalarda, katılanlar ile aralarında daire satımından kaynaklı sözleşme yaptığı, ancak inşaatın teslim tarihinde maddi sıkıntılar nedeni ile daireyi bitiremediği, anlaşma yoluna gitmek için katılanlara başka bir daireyi ucuza teklif ettiği, ancak teklifini kabul etmedikleri, kredi çekmek için suça konu daire üzerine ipotek koydurduğu, ancak satmadığı şeklinde savunmada bulunmuştur.
5. Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma ilamı sonrasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş; 12.02.2020 tarihli uzlaştırma raporunda; katılanların edimli uzlaşma talebini sanık kabul etmediğinden uzlaşmanın sağlanamadığı rapor edilmiştir.
7. Mahkemece, dosyaya celbedilen sözleşme, düzenleme şeklinde vekaletname, tapu kaydı, katılan beyanları, uzlaştırma raporu doğrultusunda, sanık savunmasına itibar edilmeyip, sanığın en başından itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ederek, satma vaadi ile bedelinin büyük bir kısmını aldığı taşınmazı, ifa tarihinden önce üçüncü bir şahsa satmak suretiyle katılanlardan haksız menfaat temin ettiği kabul edilerek subüt bulan suçtan sanığın mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında hapis ve adli para cezasının alt sınırdan makul seviyede uzaklaşılması suretiyle ceza verilmiş olması, sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve de mahkemece tekrar suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşması nedeniyle hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Hüküm fıkrasının (4) nolu bendinde “500 gün” ola adli para cezasının “25 gün ” olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edremit 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/65 Esas, 2020/1056 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.