Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7251 E. 2023/221 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7251
KARAR NO : 2023/221
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/234 E., 2015/101 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/234 Esas, 2015/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 210 uncu maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2019 tarihli ve 2015/195133 numaralı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçlamayı kabul etmediğine, suça konu çekleri Hasan Yıldırım isimli şahıstan satmış olduğu mal karşılığında aldığına, bu kişinin gerçek isminin … olduğuna, bu kişiye güvenerek çekleri ciro ettiğine ve verilen cezanın ağır olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın katılan …’dan almış olduğu 13 ton biber karşılığında tamamen sahte olarak oluşturulmuş Yapı Kredi Bankası İnegöl Şubesine ait 6719223 seri numaralı, 10.11.2012 keşide tarihli, 10.250,00 TL bedelli çek ile Garanti Bankası Tatvan/Bitlis Şubesine ait 8003033 seri numaralı, 11.11.2012 keşide tarihli 7.680,00 TL bedelli çeki verdiği, katılanın çekleri bankaya ibraz etmesiyle sahte olduklarını öğrendiği ve sanık hakkında şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
2. Katılan … 18.01.2013 tarihli şikayetinde; 19.10.2012 tarihinde …’ın ikametine gelerek biber almak istediğini, yaptıkları anlaşma neticesinde 13 ton civarında biberi 22.500,00 TL karşılığında sattığını ve aynı gün teslim ettiğini, 02.11.2012 tarihinde satmış olduğu malın bedelini almak amacıyla sanığın deposunun bulunduğu İvrindi ilçesi Korucu beldesine gittiğini, sanığın kendisine suça konu iki adet çeki verdiğini, çekleri bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğunu öğrendiğini, çekleri bizzat sanıktan aldığını ifade etmiştir.
3. Sanık soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde özetle; şikayetçiden almış olduğu biber karşılığında suça konu iki adet çeki verdiğini, bu çekleri yüz yüze görüşmediği telefonla irtibat kurduğu Hasan Yıldırım isimli şahıstan satmış olduğu mal karşılığında aldığını, daha önce bu şahısla nakit olarak alışveriş yaptığını, ancak en son suça konu çeklerin verildiği olayda bu şahsa biber sattığını, çekler verilirken kendisinin iş yerinde olmadığını, Hasan Yıldırım’ın 13 adet çeki yazıhaneye bıraktığını telefonda söylediğini, bankaya sorduğunda çeklerin sağlam olduğu bilgisi aldığını ve bu şekilde iki adet çeki şikayetçiye ciro ederek verdiğini ifade etmiştir.
4. Sanık …, Hasan Yıldırım isimli şahısla yüz yüze gelmediğini ifade etmesine rağmen adı geçenin eşkal bilgilerini vermiştir.
5. 06.08.2013 tarihli ve BLG-2013/07971 sayılı uzmanlık raporuna göre; inceleme konusu çeklerin arka yüzünde bulunan … ciranta yazı ve imzalarının adı geçenin elinden çıkmış olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğu, “…” ciranta yazı ve imzalarının ise adı geçenin eli mahsulü olduğu, bunların haricinde çeklerin ön ve arka yüzünde bulunan yazı ve imzaların adı geçenlerin elinden çıktığına dair kaligrafik ve karakteristik ilgi ve irtibata rastlanmadığı, inceleme konusu çeklerin tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve sahteliğin ibraz edilebileceği hüsnüniyetli kişiler açısından ilk nazarda fark edilemeyeceğinden aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
6. Sanık mahkeme huzurunda yapmış olduğu savunmasında ise, Hasan Yıldırım ismiyle tanıdığı kişinin gerçek isminin … olduğunu öğrendiğini, çekin arkasında cirosu bulunan Fevzi Atmaca’nın da Ramazan’ın yanında bulunan kişi olduğu beyan etmiştir.
7. Mahkemece suça konu çekler duruşmada incelenmiş, çeklerin özellikleri tutanağa geçirilmiş ve aldatma kabiliyetini haiz oldukları kabul edilmiştir.
8. Sanık ve müdafiinin iddiaları doğrultusunda yapılan araştırmada, sanık …’ın annesi Nefise Yalaz’ın banka hesabına ATM aracılığıyla 08.08.2012 ve 25.06.2013 tarihleri arasında … ve Fevzi Atmaca tarafından değişik meblağlarda toplam 3.910,00 TL tutarında para yatırıldığı tespit edilmiştir.
9. Sanığın savunmasında adı geçen …’nın dinlenmesi amacıyla çıkarılan tebligatın tebliğ edilememesi, yapılan araştırmada adı geçen hakkında çok sayıda sabıka kaydının bulunması ve hakkında yakalama emri bulunması da nazara alınarak dosyadaki mevcut deliller ışığında olay açıklığa kavuştuğundan bahisle …’nın tanık olarak dinlenmesinden vazgeçilmiştir.
Sanık … hakkında gerçek isminin … olduğunu öğrendiği Hasan Yıldırım isimli şahıstan aldığı diğer çekleri de kullandığı iddiasıyla resmi belge sahtecilik suçundan açılan dava sonucunda mahkumiyet hükmü kurularak hükmün açıklanması geri bırakılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın, atılı suçu işlemediğe ilişkin temyiz isteği yönünden; sanığın soruşturma boyunca sahte olduğu tespit edilen suça konu çekleri yüz yüze görüşmediği Hasan Yıldırım isimli açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediği şahıstan aldığını beyan etmesine rağmen adı geçenin eşkal bilgilerini vermesi, ilk duruşmaya kadar … ve Fevzi Atmaca isimlerinden bahsetmemesi, banka hesap dökümlerine göre sanığın annesinin hesabına adı geçen kişiler tarafından suç tarihinden önce 08.08.2012 tarihinden itibaren para yatırıldığının belirlenmesi, çeklerin arkasında Hasan Yıldırım ya da … adına herhangi bir cironun bulunmaması, sanığın savunmasında belirttiği gibi 13 adet çek karşılığında mal sattığına ilişkin dosyaya yansıyan ticari teamüle uygun herhangi bir fatura vs, belge bulunmaması, çek sayısı ve tutarları nazara alındığında ticaret ile iştigal eden sanığın açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği, yüz yüze karşılaşmadığı bir şahısla bu şekilde mal alışverişi yapmasının ticari hayatın gerçekliği ile bağdaşmaması karşısında sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/234 Esas, 2015/101 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.