Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13906 E. 2023/289 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13906
KARAR NO : 2023/289
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2264 E., 2022/1968 K.
DAVACI/BİRLEŞEN
DAVA DAVALISI : … vekili Avukat …
DAVALI/BİRLEŞEN
DAVA DAVACISI : … San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 03.07.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/224 E., 2022/94 K.

Taraflar arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı/karşı davalı … vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı … vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; iş kazası nedeni ile davacının sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti ile davacıya maluliyet aylığı bağlanmasınına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dava dosyasında davacı … vekili, davalı …’in sürekli iş göremezlik oranının yeniden tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını, davacının taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; iş kazası sonucu davaya konu iş göremezlik oranına ilişkin işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Birleşen dava dosyası davalısı … vekili, davacının sağ eli kullanılmaz halde iken belirlenen iş göremezlik oranının kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ana dava yönünden; davacı …’in talebinin reddine, birleşen … 12. İş. Mahkemesi 2019/226 Esas sayılı dosya yönünden; davacı şirketin davasının kabulü ile, davalı …’in 05.01.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebi ile malul kalmadığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/karşı davalı … vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı/karşı davalı vekili, Yerel Mahkemece Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’nun 08/07/2021 tarihli raporuna atıfta bulunarak davacının geçirmiş olduğu iş kazasında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı kanaatine itibar edilerek davalarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, maluliyetin tespiti için sigortalı davacının iş kolu, bu iş kolu içindeki meslek ve iş çeşidi gibi hususlar üzerinde durulmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak Adli Tıp Genel Kurulundan yeniden rapor alınmasının gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu, aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “6100 sayılı Yasa’nın 355. maddesinde yer alan ve incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 10.10.2018 Tarihli kararında davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının %6,1 olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince dosyasının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’na gönderildiği ve 3. İhtisas Kurulu’nun 17.06.2020 tarihli kararında; sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığının bildirildiği, raporlar arasındaki çelişki nedeni ile Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu’ndan alınan 08.07.2021 tarihli kararda da Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmakla; istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı” kanaatiyle, … 1. İş Mahkemesince verilen 21.04.2022 Tarih, 2019/224 Esas ve 2022/94 Karar sayılı karara yönelik davacı/karşı davalı … vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/karşı davalı … vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı/karşı davalı … vekili ve davalı Kurum vekili istinaf dilekçelerindeki taleplerini yinelemek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, somut olayda davacının iş kazasına bağlı meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi konusunda, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
Meslekte kazanma gücü kaybı oranının ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları” na dair 95. maddesinde (506 sayılı Kanunun 109. maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı, diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığının ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı Başkanlıklarınca ya da Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin 6754 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu’nun 26. maddesi gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ve özellikle yukarıda belirtilen mevzuat ve prosedür çerçevesinde alınan raporlar doğrultusunda davacı/karşı davalı sigortalının dava konusu iş kazasına bağlı yaralanması sonucu sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığının saptanmış olması karşısında davacı/karşı davalı … vekili ve davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.