Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/16524 E. 2023/15600 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16524
KARAR NO : 2023/15600
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2011 tarihli 2010/163 Esas, 2011/337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl sureyle denetim süresine tabi tutulmasına,
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2015/694 Esas, 2015/1240 Karar sayılı kararıyla, sanığın denetim süresi içerisinde, suç tarihi 27.12.2015 olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün aynen açıklanmasına,
3. (2) Nolu bölümde belirtilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 24.02.2020 tarihli ve 2019/20092 Esas, 2020/4902 Karar sayılı ilâmıyla; 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, nedeniyle başkaca yönler incelenmeksizin bozulmasına,
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2020/319 Esas, 2022/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
Tebliğnamede, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; suçun unsurlarının oluşmadığına, suç tarihinin 24.06.2005 olduğuna ve zamanaşımının dolduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık savunması, bilirkişi raporu, tutanaklar, … Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamıyla sanığın, belediyenin vermiş olduğu projeye aykırı olarak inşaat yapması suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dosyada mevcut 06.12.2005 tarihli yapı tatil zaptında, davaya konu inşaatta 5 bodrum kat+zemin+1.,2. ve 3. kat betonlarının atıldığının, tuğla duvarlarının örüldüğünün, çatının kapatıldığının ve zemin kat seviyesinin olması gereken seviyeden 1.95 cm yüksek kurulduğunun tespit edildiği, 19.08.2009 tarihli seviye tespit tutanağında çalışmalara devam edilip inşaatın bitirildiğinin ve binanın ikamete açıldığının belirtildiği ve 24.01.2011 tarihli bilirkişi ek raporunda da seviye tespit tutanağına dayanılarak inşaatın bitiş tarihinin 19.08.2009 olarak gösterildiği anlaşılmış ise de, ikinci tutanakta suça konu binada, ilk yapı tatil zaptından sonra hangi işlemlerin yapıldığının somut olarak belirlenmemesi ayrıca temyiz dışı sanık …’nün beyanında, inşaatta 2007 yılında elektrik, su, telefon ve doğalgaz gibi ihtiyaçların resmi kurumlarca verildiğini söylemesi de dikkate alındığında söz konusu inşaatın tamamlandığı tarihin tespiti yönünden, binanın elektrik, su ve doğalgaz abonelik sözleşmeleri ve vergi kayıtları temin edilip, gerektiği takdirde ek bilirkişi raporu alınması ve bu inşaata ilişkin 31.12.2005 tarihli yıl sonu tespit tutanağının olup olmadığının da araştırılmasından sonra binanın fiilen tamamlandığı tarihin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, sonucuna göre sanığın eylemi yönünden zamanaşımı hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Kabule göre de,
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, deneme süresi içinde işlediği yeni suçtan mahkum olup, bu kararın kesinleşmesiyle yapılan ihbar üzerine mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasına göre önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.