YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18566
KARAR NO : 2023/478
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/277 E., 2015/108 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2014/277 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 17.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,mükerrirlik ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2019 tarihli ve 2015/172147 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyizi; suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, müşteki ve tanık beyanları ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nın, katılan …’dan aldığı tekstil ürünü karşılığında suça konu 10.250,00 Türk Lirası bedelli çeki ciro ederek verdiği daha sonra çekin bankaya ibrazında bedelinin daha öncesinde ödenmiş olduğu bu nedenle sahte olduğunun belirtildiği sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında suça konu çeki …’ya … tarafından aralarındaki alışveriş nedeniyle verildiğini kendisinin de komisyon alması nedeniyle çeki ciroladığını belirtmiş olmasına rağmen mahkeme huzurundaki savunmasında çek ile ilgisi olmadığını ve çekteki kendi isminin altındaki ciroyu da kendisinin yapmadığını savunmuş olduğu belirlenmiştir.
3. Sanığın eylemi neticesinde atılı suçlara ilişkin olarak;
Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.10.2010 tarihli Uzmanlık Raporuna göre, çekin orjinal olmayıp külliyen sahte olarak oluşturulduğunun, aldatma kabiliyetine haiz olduğunun, çekin arka yüzündeki “…” isim yazısı ve altındaki imzanın sanık …’nın elinden çıkmış olması mümkün ve muhtemel olarak değerlendirildiğinin ayrıca çek üzerindeki diğer tüm yazı ve imzaların … ve Caner Zöhre’nin elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik bulgu tespit edilemediğinin bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
4. Mahkemesince sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden hapis cezası alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği halde gün para cezasının tespitinde alt sınırdan uzaklaşmadan temel cezanın belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına karar verilmişse de; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas kabul edilen ilamın elektrik hırsızlığı suçundan aynı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre hükmolunan hapis cezasına ilişkin olması ve 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 82 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak Kanun’un 163 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanun’un geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyeti bulunan kişinin bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının hükme bağlanmış olması karşısında, adli sicil kaydındaki ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi bakımından değerlendirme yapılması ve tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ve yine sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2014/277 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararında, sanık her ne kadar söz konusu çekin … tarafından katılana verdiğini beyan etmiş ise de, katılanın sanığın beyanını doğrulamadığı ve kendisi ile alışverişte çek kullanan kişinin sanık olduğunu belirtmiş olduğu, yine çekteki cironun da sanığa ait olduğunun mümkün ve muhtemel olduğuna dair kriminal raporunun da bulunması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleride reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2014/277 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve belirten maddeler dışındaki dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.