Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/2520 E. 2023/574 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2520
KARAR NO : 2023/574
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/647 E., 2016/111 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : İbrahim Sis
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2012 tarihli ve 2012/273 Esas, 2012/562 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 23.05.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın Kars 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 25.03.2014 tarihli ve 2014/71 Esas, 2014/197 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 28.11.2013 tarihinde işlediği, kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25.06.2015 tarihli ve 2015/4556 Esas, 2015/22418 Karar sayılı onama kararı ile kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/647 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararı ile İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.04.2012 tarihli ve 2012/273 Esas, 2012/562 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükmedilen cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suçtan zarar gören İbrahim Sis adına düzenlediği sahte nüfus cüzdanı talep belgesine istinaden Buca Nüfus Müdürlüğü’ne müracaat ederek nüfus cüzdanı çıkarttığı ve suç tarihinde ihbar üzerine bu nüfus cüzdanı ile yakalandığı, böylece resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Suça konu nüfus cüzdanı talep belgesi ve nüfus cüzdanı asıllarının, Adli Emanetin 2011/5653 ve 2011/7169 sırasında kayıtlı olduğu anlaşılmış; Mahkemece, bu belgeler 20.09.2011 ve 22.11.2011 tarihli celselerde duruşmada incelenerek aldatma kabiliyetleri bulunduğu belirlenmiştir.
4. İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/647 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararı ile sanığın İbrahim Sis kimlik bilgileri ile oluşturulan, üzerinde fotoğrafının bulunduğu nüfus cüzdanının ele geçtiği, bu nüfus cüzdanını kayıp nedeniyle Buca Nüfus Müdürlüğünden aldığı, sanıktan ele geçen sahte nüfus cüzdanı üzerinde duruşmada hakim tarafından yapılan inceleme sonucunda aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirlendiği, böylece üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklinde düzenlemeye göre; cezanın kısmen infazı, ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebilmesinin, ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanıklar yönünden mümkün olduğu; resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığı davada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerektiği, hükmolunan cezanın ertelenemeyeceği ve seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde bu yönden bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile Nüfus Müdürlüğünden nüfus cüzdanı aldığının anlaşılması karşısında, resmi belgede sahtecilik suçunun zincirleme olarak işlendiği dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/647 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.