YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24920
KARAR NO : 2023/561
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/219 E., 2020/43 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2012/377 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 3 kez 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2012/377 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 27.12.2017 tarihli ve 2017/37490 Esas, 2017/29484 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2018/219 Esas, 2020/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 3 kez 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın emlak ve oto alım satım işiyle uğraştığı, yanında çalışan …, Mustafa Demir, Sefer Gemici isimli kişilerin sanıktan habersiz internet sitesinde ilan verip insanlardan para aldığı, bu konuda da hakkında davalar açıldığı, …’e güvenip hesap numarası ve şifresini verdiğini, İSKİ ile alakasının olmadığını, kimse adına hat çıkarmadığını bu sebeplerle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kendisini Sezer Güner olarak tanıtıp Facebook aracılığı ile birleşen dosya şikayetçisi …’un annesi Fatma Altun ile irtibat kurup, kendisinin İSKİ Müdürü’nü tanıdığını ve işe giriş konusunda yardımcı olabileceğini, verdiği hesap numarasına 625,00 TL yatırmaları gerektiğini söylediği; Fatma Altun’un bu hususu kızı olan …’e, …’ün de aynı iş yerinde bulunan mesai arkadaşları katılanlar Merve ve Bahar’a bu durumdan bahsettiği, sanığın Fatma Altun’a ve kendisine ait olmayan verdiği 0537 (…) (..) (..) numaralı telefondan katılan …’nin sanığı aradığı ve sanığın …’a isminin Sezer olduğunu ve İSKİ’de tanıdıkları vasıtası ile kendisini işe sokabileceğini de beyan etmesi üzerine şikayetçi … ve arkadaşları olan katılanlar … ve …’nin de sanığa ait hesap numarasına 625,00’er TL yatırdıkları, katılan … ve şikayetçi … adına ayrıca 2 adet GSM hattı açıldığı, katılanlar Merve, Bahar ve birleşen dosya şikayetçisi …’ün dolandırıldıklarını anlamaları üzerine şikayetçi oldukları anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında; katılanları ve müştekiyi tanımadığını, kimse adına hat çıkarmadığını, iş yeri komşusu olan … isimli kişinin yanına gelerek ”benim kredi kartlarım ekside, bir havale alacağım ancak kredi kartı borcum nedeniyle bu parayı çekme imkanım olmayacak bu yüzden senin hesabını kullanabilir miyim” dediğini, kendisinin de hesap kartı ve şifresini verdiğini, 3 gün sonra aldığını, bu süre boyunca çok sayıda işlem yapılmış olduğunu gördüğünü, ancak araştırmadığını, …’in GSM numarasının farklı olduğunu, istendiği takdirde zararı karşılayabileceğini beyan etmiştir.
3. Katılan …’nin para ve gerekli diğer belgeleri göndermek için iletişim kurduğu GSM numarasının dava dışı Hülya Güney adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
4. 13.05.2015 tarihli grafoloji uzman raporuna göre; şikayetçi … adına açılan 2 adet GSM hattına ilişkin sözleşmelerdeki imzaların … eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.
5. Sanığın hesap hareketleri incelendiğinde hesabına çok sayıda para giriş çıkışı olduğu tespit edilmiştir.
6. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, uzlaşmanın edimli olarak sağlandığı ancak edimin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
7. Mahkemece, sanığın savunmasına itibar edilmeyerek, katılan ve şikayetçi beyanları, GSM kayıtları, sanığın banka hesabının bulunduğu banka şubesinden hesap hareketleri ile ilgili yazı yanıtları, ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek, katılanlar ve şikayetçilere yönelik sabit görülen dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin incelenmesinde, Olay ve Olgular başlığı altında 2 numaralı bentde yazılı sanık savunmasında …’in komşusu olduğu ve hesap kartını istemesi üzerine verdiğini beyan etmesine rağmen, temyiz dilekçesinde … ve diğer kişilerin yanında çalışan kişiler olup bu gerekçeyle hesap kartını verdiğini beyan etmek suretiyle yargılama bittikten sonra savunmasını değiştirerek çelişki yaratması da değerlendirilerek Olay ve Olgular başlığı altında 3, 4 ve 5. bentdeki deliller ve tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğu, bu yönüyle hükümlerde eksiklik bulunmadığının anlaşılması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. TCK’nın 157 inci maddesinin birinci fıkrasında hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde, sadece hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2018/219 Esas, 2020/43 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.