YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/931
KARAR NO : 2023/632
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/591 E., 2015/246 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/591 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde yapılan kimlik kontrolünde sanığın … kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan suça konu nüfus cüzdanını ibraz ettiği, durumdan şüphelenilmesi üzerine sabıkasının bulunması nedeniyle suça konu sahte nüfus cüzdanını kullandığını beyan ederek suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır.
2. Suça konu nüfus cüzdanı üzerinde yapılan incelemeye ilişkin İstanbul Kriminal Polis Labarotuvarı Müdürlüğünün 12.11.2013 tarihli raporuna göre, tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Mahkemece bilirkişi raporuna göre tamamen sahte oluşturulmuş ve aldatıcılık niteliği bulunan nüfus cüzdanını kullanan sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
2. Suça konu belge üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği, unsurları itibariyle oluştuğu ve ceza miktarı itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının bulunmadığının anlaşılması nedenleriyle hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/591 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.