Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/24825 E. 2023/569 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24825
KARAR NO : 2023/569
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/318 E., 2019/327 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 03.02.2015 tarihli ve 2013/247 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 03.02.2015 tarihli ve 2013/247 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.03.2018 tarihli ve 2018/440 Esas, 2018/1683 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemine uyan, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delilleri takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 30.03.2018 tarihli ve 2018/493 Esas, 2018/566 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
4. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2018/318 Esas, 2019/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi süre tutum dilekçesinden ibaret olup, herhangi bir gerekçe içermemektedir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde Sağlık Bakanlığında Şube Müdürü olarak görev yapan sanığın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığında tanıdıkları olduğunu belirterek, katılan …’yü işe yerleştireceğinden bahisle 15.000,00 TL haksız menfaat sağladığı, daha sonra katılanın işe giremediği ve sanık tarafından katılandan alınan paranın da iade edilmediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; katılana başka bir arkadaşı aracılığıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda iş ayarlayabileceğini söylediğini, durumu arkadaşı Murat Ağan’a bildirdiğini, onun isteği üzerine bu iş için 15.000,00 TL parayı katılandan alarak Murat Ağan’a verdiğini, iş olmayınca da parayı katılanın yönlendirdiği ismini Murat olarak bildirdiği, ancak sonradan Yakup Yıldırım olduğunu öğrendiği kişi ile katılana iade ettiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiş; Mahkemenin 03.02.2015 tarihli ara kararı ile sanığın savunmasında isimleri geçen Murat Ağan ve Yakup Yıldırım (Murat Yağmur) isimli kişilerin açık kimlik ve adres bilgileri bildirilmediğinden tanık olarak dinlenilmelerinden vazgeçilmiştir.
3. Yargılama sırasında tanık olarak bilgilerine başvurulan M.O. K.O. ve Y.A. genel olarak katılanın beyanlarını doğrulamışlardır.
4. Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
5. 25.06.2018 tarihli uzlaştırma raporu ile sanık ve katılan arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
6. Temyiz incelemesine konu Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2018/318 Esas, 2019/327 Karar sayılı kararı ile şikâyet dilekçesi, katılan ve tanıkların beyanları, uzlaştırma raporu, sanığın savunması ile tüm dosya kapsamından; sanığın katılanlara yönelik sübut bulan eylemlerinin, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verdiği kabul edilmekle birlikte, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası lehe kabul edilerek sanığın bu maddeye göre cezalandırılmasına karar verilmiş; suçun işleniş şekli, neticesi, sanığın kişiliği ve kastı ile suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak verilen cezada takdiren alt sınırdan uzaklaşılmış; yine sanığın dosyaya yansıyan kişiliği, mevcut sabıka kaydı ve zararın da giderilmediği göz önünde bulundurularak ileride bir daha suç işlemekten çekineceği hususunda kanaat oluşmaması nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddeleri uyarınca erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen ve herhangi bir gerekçe içermeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2018/318 Esas, 2019/327 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.