YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11244
KARAR NO : 2023/866
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/219 E., 2022/518 K.
SUÇLAR : Vergi Usul Kanununa aykırılık
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/322 Esas, 2015/682 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2019/4519 Esas, 2021/1780 Karar sayılı kararı ile “5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamade açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.04.2015 tarih ve 2015/10760 Esas sayılı iddianamesi ile 213 sayılı VUK’nin 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında, “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan kamu davası açıldığı, “sahte fatura düzenleme” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan “sahte fatura düzenleme” ve “sahte fatura kullanma” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeden iddianame dışına çıkılarak “sahte fatura düzenleme” suçundan hüküm kurulması…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2021/219 Esas, 2022/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2019/4519 Esas, 2021/1780 Karar sayılı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda hükmün gerekçesinde sahte fatura kullanma suçu anlatıldıktan sonra hüküm fıkrasında sehven sahte fatura düzenleme suçundan kamu davasının düşmesine karar verilmesi maddi hata kabul edilmiş ve sonuca etkili görülmemiş, suç adının sahte fatura kullanma olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığa yüklenen 2009 takvim yıllında sahte fatura kullanma suçu için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve kurumlar vergisinde de kullanma söz konusu olduğundan 26.04.2010 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2021/219 Esas, 2022/518 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.