YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1500
KARAR NO : 2023/843
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Mahkûmiyet
… 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2017 tarihli ve 2017/655 Esas, 2017/1381 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 20.12.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 2022/213 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150487 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150487 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde yer alan basit yaralama suçunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirilmeden önceki haliyle de, anılan maddenin 253/1-a maddesi gereğince de uzlaşmaya tabi olduğu, somut olayda ise sanığa ve katılana soruşturma veya kovuşturma evresinde usulüne uygun bir uzlaşma teklifi yapılmadığı anlaşılmakla, uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, …karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, Uzlaştırma başlıklı 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen;
“(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar,”
Şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Hükümlünün yargılama konusu eylemi neticesinde katılanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı ve bu nedenle eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı, bu itibarla uzlaştırma hükümlerinin uygulanacağı tespit edilmiştir.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.10.2018 tarihli ve 2018/394 Esas, 2018/478 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde, mezkûr düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usûlüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; soruşturma aşamasında katılana kolluk güçlerince uzlaşma teklifinde bulunulduğu, katılanın kendisine yapılan uzlaşma teklifini kabul etmediği, buna ilişkin 10.09.2016 tarihli uzlaşma teklif formu düzenlenerek dava dosyasına eklendiği belirlenmiştir.
3. Hükümlünün katılana yönelik gerçekleştirdiği 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalan eylemin 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde de uzlaştırma kapsamında bulunduğu, soruşturma aşamasında katılanın uzlaşmak istemediğini beyan ettiği, yapılan uzlaşma teklifinin de usûlüne uygun olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.