Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/319 E. 2023/339 K. 31.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/319
KARAR NO : 2023/339
KARAR TARİHİ : 31.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2382 E., 2021/2088 K.
DAVA TARİHİ : 15.11.2016
HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili iş sahibi şirket ile davalı şirketin iki reklam filmi çekimi için anlaşma yaptıklarını ancak davalının çekimleri yapmadığını, bu nedenle sözleşmeden

1
döndüklerini, yaptıkları avans ödemesinin iade edilmemesi üzerine tahsili için başlattıkları icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili yüklenici şirket ile davacı tarafın üç kamu spotu ve iki reklam filmi çekimi için anlaştıklarını, kamu spotları bedelinin 150.000 USD, reklam filmlerinin ise 300.000 USD olarak (toplam 450.000 USD) kararlaştırıldığını, davacı tarafça 200.000 USD’nin ödendiğini, sözleşme konusu tüm çekimler yapılarak teslim edildiği halde kalan 250.000 USD’nin ödenmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının gönderdiği 29.04.2015 tarihli ihtarname ile daha önce sunulan uzun versiyon, kısa versiyon ve bant reklamı içeren CD nin ekli kargo makbuzunda görüldüğü üzere yeniden gönderildiğini bildirdiği, davacının gönderdiği 11.05.2021 tarihli ihtarnamesi ile daha önceki ihtarnamelerde belirtildiği üzere reklam filminin süresinde teslim edilmediği, sözleşme tarihinden aylar sonra ve dönme hakkı kullanıldıktan sonra gönderilen reklam filmini kabul etmediklerini, buna ilişkin CD yi iade etiklerini belirttiği hususu, bilirkişi raporu, davacı şirket yetkilisinin yemini ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirketin makul sürede ( paranın ödendiği 17.07.2012 tarihinden davacının ilk ihtarnamesi olan 10.12.2014 tarihli ihtarnameye kadar yaklaşık 29 ay) aldığı 200.000 USD karşılığı 2 reklam filmini davacıya teslim ettiğini ispatlayamadığı, davacının TBK.nın 473.maddesi kapsamında sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, ödediği avansın iadesini talep ettiği, bu talebin yasaya ve taraflar arasındaki anlaşmaya uygun bulunduğundan davacının icra takibine konu ettiği 200.000 USD asıl alacak için davalının yaptığı itirazın yerinde olmadığı ve iptali gerektiği, davacı tarafından gönderilen 13.02.2015 tarihli ihtarnamenin davalıya 17.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede davalıya 3 günlük süre verildiği, buna göre temerrüt tarihinin 21.02.2015 olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporundaki hesaplama buna göre düzeltilerek (200.000 USD * 6 * 612/ 36.500 = 20.120,55 USD) davacının talep edebileceği işlemiş faizin 20.120,55 USD olduğu belirtilerek davacının takip tarihi itibariyle 200.000 USD asıl alacağı ve 20.120,55 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 220.120,55 USD alacağı için davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davacı tarafça davada 2 reklam filmi çekimi için ödenen avansın tahsilini isterken 13.02.2015 tarihli ihtarnamesinde 1 adet reklam filmi çekilme konusunda anlaştıklarını belirterek çelişkili ifadelerde bulunduğunu, “Protokol” başlıklı belgeyi kabul etmedikleri halde karar mahkemece karara dayanak yapıldığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, Uzman Görüşünün gerekçeli kararda değerlendirilip tartışılmadığını, faturaya ilişkin savunmalarının değerlendirilmediğini, sözleşmeden dönme şartlarının oluşmadığını, işin teslimine ilişkin tanık dahil delillerinin toplanmadığını,
2
ayrıca kaldırma kararı sonrası davacı şirket yetkilisine yeminin usulüne uygun yaptırılmadığını, davacı şirket yetkilisinin yemin metninde bulunan “filmde kendisi tarafından revizyon istendiği” hususunda bir beyanda bulunmadığını, oysa ki bu hususun davanın temeline etki ettiğini, ayrıca İstinaf Mahkemesinin filmlerin davacıya teslim edilip edilmediği konusunda davalı delillerinin toplanılmasına da karar vermiş
olmasına rağmen bu hususta bir ara karar oluşturulmadığını, davacı taraf sözleşmeden dönme beyanını içeren ilk ihtar tarihinden sonra ifanın gerçekleştirildiğini ve ifanın süresinde yapılmadığını iddia etmişse de, reklam filmlerinin tesliminin ilk ihtar tarihinden önce, bedel ödendikten sonra altı ay içinde yapıldığını, bu teslim sonucu da davacı tarafın revizyon talep ettiğini, talep edilen ek çekimlerin ayrıca yapıldığını, eser sözleşmesinde teslim olgusunun tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceğini, ancak tanıklarının dinlenilmediğinden bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça reklam filmleri ile birlikte 3 adet kamu spotunun da çekildiği ve davacıya da teslim edildiği, bunların her birinin 30.000 USD’den yapıldığı, toplam sözleşme bedelinin 450.000 USD olduğu, 200.000 USD’nin avans olarak ödendiği, bakiye 250.000 USD alacaklı olduğu iddia edilmiş olmakla birlikte, bu iddialarının ispatına elverişli yazılı belge bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafa bu hususta yemin teklif etme hakkının hatırlatılması için önceki kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında davalı vekilince kamu spotlarının çekilmesi ve kapsamı hususunun ispatı yanında gerek reklam filmlerinin ve gerekse kamu spotlarının davacıya teslim edildiğinin ispatı bakımından da yemin deliline dayandığı, davacı şirket yetkilisince buna dair usulüne uygun yemin edilmiş olduğu, buna göre, davalı tarafça iddia edilen kamu spotları ve reklam filmlerinin çekilerek davacıya teslim edilmemiş olduğu hususunun yemin kesin delili ile davalı aleyhine kesinleşmiş olduğu belirtilerek incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davalı yüklenici tarafından reklam filmleri ile birlikte 3 adet kamu spotunun da çekilip çekilmediği, yapıldığı iddia edilen tüm çekimlerin süresinde teslim edilip edilmediği, edilmiş iseler bedellerinin ne kadar olması gerektiği hususundadır.

3
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK’nın 470-486. maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davalı tarafça reklam filmleri ile birlikte 3 adet kamu spotunun da çekildiği, davacıya da teslim edildiği, bunların her birinin 30.000 USD’den yapıldığı, toplam sözleşme bedelinin 450.000 USD olduğu, 200.000 USD’nin avans olarak ödendiği, bakiye 250.000 USD alacaklı olduğu iddia edilmiş olmakla birlikte, bu iddialarının ispatına elverişli yazılı belge bulunmadığından, davalı tarafa bu hususta yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, 22/04/2021 tarihli duruşmada davacı şirket yetkilisine usulüne uygun olarak yemin ettirilmek suretiyle yeminli beyanı alınmıştır. Buna göre, davalı tarafça iddia edilen kamu spotları ve reklam filmlerinin çekilerek davacıya teslim edilmemiş olduğu hususunun yemin kesin delili ile davalı aleyhine kesinleşmiştir. Her ne kadar davalı vekili temyizinde yeminin usulüne uygun yaptırılmadığı, yemin metninde bulunan “filmde kendisi tarafından revizyon istendiği” hususunda bir beyanda bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, yemin metni içeriği ve davacı şirket yetkilisinin yeminli beyanı bir bütün olarak göz önünde bulundurulduğunda, yapılan yeminin yemin metnini tamamıyla karşılamakta olduğu, davacı şirket yetkilisinin yeminli beyanında geçen “yemin metninde ismi geçen …tarafından 5 adet kamu spotu ve 2 adet reklam filmi izletilmesi olmamıştır. Ödendiğim paranın hizmetini almadım. 5 adet kamu spotu ve 2 adet reklam filmi de teslim almadım.” şeklindeki beyanının “filmde kendisi tarafından revizyon istenmediğini” açıkça ortaya koymakta olduğu, bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının yerinde olduğu anlaşılmıştır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.