YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/855
KARAR NO : 2007/6330
KARAR TARİHİ : 18.06.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av……….. gelmiş, karşı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı tarafından bonoya dayalı olarak önce dava dışı … Koll.Şti. aleyhine icra takibi yapıldığını, şirketin mal varlığı olmaması nedeniyle davalının takibi şirket ortağı olan davacılara yönelttiğini, takip dayanağı bononun dava dışı … … tarafından davalıya muvazaalı olarak verildiğini, iddia ederek 2002/10533 esas sayılı icra takibi ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, dava konusu bononun şirkete verilen borç karşılığında alındığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu bonoyu düzenleyen dava dışı şirket ortağı ve temsilcisi … …’ın beyanı doğrultusunda, bononun gerçek bir borç için düzenlendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 290.maddesi, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def’i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler … tanıkla ispat olunamaz” hükmünü içermektedir.
Somut olayda muvazaa iddiası yönünden senedi dava dışı şirket adına düzenleyen … … tanık olarak dinlenmiş ise de, adı geçenin davacılar ve davalı ile bonodan ve şirket ortaklığından doğan menfaat çatışması vardır.
Bu durumda anılan tanığın beyanına itibar olunamayacağı gibi tanığın beyanından da bononun muvazaalı olarak düzenlendiği anlaşılmamaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece açıklanan yasa hükmü gözetilerek kanıtlanamayan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davacılardan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.