YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11074
KARAR NO : 2007/4928
KARAR TARİHİ : 15.05.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamasına rağmen davalının müvekkili ile isim benzerliği bulunan dava dışı bir şirketin senetlerinden dolayı müvekkili aleyhine bankalarda ve dolayısıyla T.C. Merkez Bankasında protesto kaydı koydurduğunu; bu nedenle müvekkilinin kredi almak için bankalara yaptığı başvuruların reddedildiğini ileri sürerek davalıya borçlu bulunmadığının ve protesto edilen senetlerdeki imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını, isim benzerliği nedeniyle dava konusu senetler üzerinden protesto uygulandığını ve yanlışlığın giderilmesi yönünde girişimde bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının asıl amacının haksız protestoyu kaldırmak olduğu, yargılama sırasında mutahap banka yazısına göre protesto kaydının kaldırıldığı ve böylece davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davanın özelliğine göre lehe ve aleyhe avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının tahsil için dava dışı bankaya verdiği senetler nedeniyle aleyhine protesto kaydı konulduğundan bankalardan kredi alamadığı için bu davayı açmak zorunda kaldığını iddia etmiş ve dava konusu protesto kaydı dava açıldıktan sonra kaldırılmış olduğundan dava açılmasına davacı sebep olmadığı gibi bir an için aksi düşünülse bile davalı ilk celsede davayı kabul etmediğinden HUMK.’nun 94/2 maddesi uyarınca davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulması gerekirken mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.5 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.