YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4463
KARAR NO : 2007/6807
KARAR TARİHİ : 27.06.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı … …’nun müvekkilinden almış olduğu bir kısım mallar karşılığında takibe konu senetleri verdiğini, senetlerin ödenmediğini, davalının ise borçlu … …’nun davacı şirkete olan borçlarının 300.000 USD’sine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olup kefalet taahhütnamesi imzaladığını,alacaklarının tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, kefaletin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişkide yetkili icra dairesinin Ankara İcra Dairesi olması gerektiğini, öte yandan takibe konu senetlerin düzenlendiği yerin Kayseri olup, gerek itiraz eden davalı takip borçlusunun ve gerekse dava dışı diğer takip borçlusunun ikametgahları Kayseri olmakla somut olayda HUMK.’nun 9/2 ve 10.maddeleri kapsamında Kayseri İcra Dairelerinin de yetkili olduğunun düşünülebileceği, mahkeme yetkisine yönelik HUMK.’nun 23/son maddesine uygun olarak davalı tarafından birden fazla yetkili mahkemenin gösterilmesinin mümkün olduğu, bu takdirde seçim hakkının davacıya geçeceği öngörülmekle somut olayda icra müdürlüğünün yetkisine yönelik birden fazla yetkili yer gösterilmek süretiyle yapılan itirazın geçerli olduğu davacı alacaklı tarafından davalı hakkında yetkisiz İstanbul İcra Dairesinde yapılan takip nedeniyle açılan itirazın iptali davasının bu yönüyle dinlenebilirliği olmadığı gerekçesi ile davalının mahkemenin yetkisine yönelik yapmış oldukları itiraz süresinde yapılmadığından reddine, davalının İcra Mahkemesinin yetkisine yapmış olduğu itirazın kabulü ile icra müdürlüğünün yetkisizliğine, davanın bu aşamada dinlenebilirliği olmadığı görülmekle davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı borçlunun temyiz aşamasında verdiği 17.4.2007 tarihli dilekçesi ile dava konusu icra takibine yönelik itirazından vazgeçtiği ve borçu kabul ettiği anlaşıldığından bu yönde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.