Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/4399 E. 2006/7536 K. 10.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4399
KARAR NO : 2006/7536
KARAR TARİHİ : 10.07.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, karşılıkları ödendiği halde, iade edilmeyen 3 adet bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti ve icra tehdidi altında ödenen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
Davalı bonolara yönelik herhangi bir ödemede bulunulmadığını savunarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, ödenilen paranın istirdadına , tazminat isteminin reddine karar verilmiş, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükmün davalı lehine bozulmasına karar verilmiş, bozmadan sonra yapılan yargılamada mahkemece direnme kararı verilmiş ise de, davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay Yüksek Hukuk Genel Kurulunca yerel mahkeme kararının direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm bulunduğu gerekçesiyle dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizin 23.5.2005 tarihli bozma kararında açıklanan gerekçelerle takip konusu yapılan bonolar için bir ödemeden söz edilemeyeceği belirtilerek kanıtlanamayan davanın reddi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulup uyulmaması konusunda bir karar verilmeden önce ödemelerle ilgili olarak Türkiye Halk Bankası Bursa Şubesine müzekkere yazılmış ve anılan banka şubesinin 11.5.2005 tarihli cevabi yazısı karşısında ödemelerin yapılmış olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle önceki hükümde ısrar edilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz talebi üzerine, Yargıtay Yüksek Hukuk Genel Kuruluna gönderilen dava dosyası, Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 12.4.2006 tarihli kararı ile “Ortada Direnme Kararı bulunmayıp Bozmadan esinlenerek yapılan araştırmaya dayalı yeni bir hüküm bulunduğundan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerektiğinden” söz edilerek Dairemize gönderilmiştir.
Her ne kadar, Dairemiz bozma kararında, davacının, davalının kabulünde olan elden ödemesi ve 23.5.1997 tarihli banka havalesi ile yaptığı ödeme dışında başka ödemesi bulunmadığı belirtilmiş ise de, mahkemece bozmadan sonra yapılan araştırma sonunda Türkiye Halk Bankası Bursa Şubesinin 11.5.2005 tarihli cevabi yazısı ile, ödemelerin mevcut olduğunun saptandığı anlaşıldığından ve ödeme, borcu söndüren işlemlerden olup, davanın her safhasında gözetilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddi ile usul ve yasaya uygun görülen yeni hükmün ONANMASINA,aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.