Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3950 E. 2007/9122 K. 23.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3950
KARAR NO : 2007/9122
KARAR TARİHİ : 23.10.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar ile süresi içinde davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesine bağlı olarak davalıya verilen herbiri 4331 DM değerindeki 24.4.2001 ve 24.5.2001 vadeli senetlerin ödenmesine rağmen müvekkillerine iade edilmeyip ciro yoluyla dava dışı ……. Finans Kurumu A.Ş’ye verildiğini, ……. Finans Kurumu A.Ş tarafından girişilen icra takibi neticesinde müvekkillerinin mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığını … sürmüş ve müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile şimdilik 17.449.300.000.TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senet bedellerini tahsil edenin müvekkili olmadığını, davanın husumet bakımından reddi gerektiğini, sebepsiz zenginleşme davasının bir yıllık sürede açılmadığını dava konusu senetler dava dışı ….Finans Kurumu A.Ş’ye teminat amacıyla verildiği için kira borcu davacı yanca ödenmesine rağmen senetlerin iadesinin gerçekleştirilemediğini, müvekkilinin haberi ve rızası olmadan teminat senetlerinin icra takibine kötüniyetli olarak konu edildiğini, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının davalıya ödeme yaptığı bir borcu bulunmadığı halde davalının haksız cirosu karşısında hükümsüz olan senetler yönünden ikinci kez ödemeye icbar edildiği, davacı tarafın 3.şahısa ödediği 13.020 YTL’yi geri istemeye … olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 13.020.00 YTL tutarın ödeme tarihi olan 30.3.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine, davacı vekilinin fazlaya ilişkin istemleri atiye terk edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Yerel mahkeme kararı davacılar vekiline 28.12.2006 tarihinde davalı vekilinin temyiz dilekçesi ise 31.1.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, davacılar vekili 15.2.2007 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiğini bildirmiştir. Bu durumda davacılar vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçesinin 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra verildiği ve harcının da süresinden sonra yatırıldığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASI gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen nedenlerle davacılar vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacıların peşin harcının istek halinde iadesine, 23.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.