Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/5309 E. 2023/1213 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5309
KARAR NO : 2023/1213
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/643 E., 2015/181 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2014 tarihli ve 2014/5001 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca Manisa Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2014/643 Esas, 2015/181 Karar sayılı kararı ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Tebliğnamede, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında Anayasa Mahkemesince iptal edilen bölümlerin infaz aşamasında gözetilebileceğine işaret edilerek onama yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, alkollü şekilde araç kullanıp yalan beyanda bulunmadığına, arabayı arakadaşı …’ın sevk ve idare ettiğine, buna rağmen hatalı şekilde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın suç tarihi olan 06.10.2014 günü sevk ve idaresindeki 45 UN…. plaka sayılı aracıyla seyir halinde iken trafik uygulaması yapan görevlilerce durdurulduğunda sanığın 1.48 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.
2. Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan soruşturma başlatıldığında aracı kendisinin kullanmadığı, arabada yolcu olduğu, arabayı … isimli arkadaşının kullandığı yönünde savunmada bulunmuştur.
3. Hakkında suç üstlenme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık …’ın sanık …’ın daha önceden alkollü araç kullanmaktan ehliyetinin bir kez alınmış olması sebebiyle trafik uygulaması yapan görevlilere aracı kendisinin kullandığı yönünde işlem yapılması yönünde telkinde bulunduğu ve bu durumun trafik uygulaması yapan görevlilerce de doğrulandığı anlaşılmıştır.
4. Sanık …’ın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan soruşturma evresinde şüpheli sıfatıyla alınan savunmasında araçta yolcu olduğunu, aracı arkadaşı …’ın kullandığını belirtmesine karşın tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanlarında aracı sanık …’ın sürdüğünü net bir şekilde ifade ettikleri belirlenmiştir.
5. Mahkemece sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunması sırasında suçu ikrar etme yükümlülüğünün bulunmaması ve görevlilerin suç soruşturmasında gerçek suçluyu araştırma zorunluluğunun bulunması nedeniyle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı, temyiz dışı sanık … Munkan’ın diğer sanık …’ın savunmasını destekler şekilde arabayı kendisinin kullandığını beyan etmesi, tutanak mümzilerinin sanık …’ın alkolü araç kullanma fiilinden dolayı ikinci kez yakalanması nedeniyle temyiz dışı sanığın aracı kullandığı yönünde aralarında konuşma geçtiğini belirtmeleri, soruşturma sırasında temyiz dışı sanık …’nın suç üstlendiği belirlenerek bu sebeple hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi dikkate alındığında; sanığın eyleminin basit yargılama usulü kapsamında kalan suç üstlenmeye azmettirme suçunu oluşturup oluşturmayacağının hüküm yerinde tartışılması gerekirken unsurları oluşmayan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de ;
a) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiği,
b) Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 nci ve 251 inci maddelerindeki ”Seri Muhakeme Usulü ve Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2014/643 Esas, 2015/181 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, (CMUK’nin 36 ncı maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına)

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.