YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9580
KARAR NO : 2023/2310
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki takibin taliki veya iptali
davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde icra emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, Eskişehir 4. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/318 Esas sayılı dosya ile usulsüz tebliğ şikayetinde bulunduklarını, takip talebinde borçlu gözüken TB Haberleşme Tic. Ltd. Şti. ile müvekkilinin bir ilişkisinin bulunmadığını, aralarında kefalet ilişkisi de olmadığını, söz konu ipotek ile desteklenen Uzman Değerli Taşlar … Ürünleri Mermer İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi‘nin tüm borçlarını kapatarak tasfiye edildiğini, ipoteğin karşılıksız kaldığını, yapılan sözleşmede Uzman Değerli Taşlar … Ürünleri Mermer İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi dışında üçüncü kişilere olan kefaletinden denmek sureti müvekkilinin bizzat kefalet vermediği sürece bu ipoteğin başka borçlar için kullanılmayacağını davalı bankanın kabul ettiğini iddia ederek takibin, icra emrinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; TB Haberleşme Ticaret Limited Şirketi ile müvekkili banka arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesini Uzman Değerli Taşlar … Ür. Mer. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şirketinin müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, şikayetçinin Uzman Değerli Taşlar … Ür. Mer. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şirketinin bankaya doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak takibe konu ipoteği tesis ettiğini, Uzman Değerli Taşlar … Ür. Mer. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şirketinin kefalet dahil tüm borçlarının ipoteğin kapsamında olduğunu, herhangi bir ödemenin olmaması nedeniyle müvekkili bankanın alacağını tahsil etmek amacıyla icra takibini başlattığını, davacının maliki olduğu taşınmazı takibe konu ettiklerini, davacıya da icra emri gönderdiklerini, icra dosyasından davacıya gönderilen icra emrinin 28.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, yasal süresi içerisinde davanın açılmadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Eskişehir 5. İcra Müdürlüğünün 2020/3585 Esas sayılı dosyası incelendiğinde Türkiye İş Bankası A.Ş’nin alacaklı, TB Haberleşme Tic. Ltd. Şti. ve Uzman Değerli Taşlar … …Ltd.Şti’nin asıl borçlu ve …’na karşı ipotek veren sıfatıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe başlandığı, takipte üst sınır ipoteği ile güvence altına alınan 400.000,00 TL’nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla talep edildiği, mahkemenin 2020/318 Esas ve 2020/379 Karar sayılı ilamıyla verilen kararda …’a yapılan tebligatın tebliğ tarihinin 04.09.2020 tarihi olarak tespit ve kabulüne karar verildiği, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yerinde inceleme yetkisi de verilmek üzere dosyanın bankacılık konusunda uzman hesap bilirkişisine tevdi edildiği 15.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı … tarafından dava dışı borçlu Uzman Değerli Taşlar … …Ltd.Şti nin 3. Kişilere kefaleti ve kefaletleri de dahil olmak üzere hangi ad altında olursa olsun davalı bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminen verildiği, Uzman Değerli Taşlar … …Ltd.Şti nin dava dışı diğer borçlu TB Haberleşme Tic.Ltd.Şti ile müteselsil kefaletten kaynaklanan borcunun bulunduğu belirtilerek davacının ipotek limiti ile sınırlı olmak üzere dava konusu borçtan sorumlu olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı …’ın ipotek limitinin 400.00,00 TL ile sınırlı olmak üzere dava konusu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankaya hiçbir ad altında borcu bulunmadığını, takip müvekkilinin takip borçlusu TB… Ltd. Şti. ile arasında hiç bir bağlantı bulunmadığını, müvekkilinin Uzman… Ltd.Şti.”nin kullandığı kredi için taşınmazı üzerinde ipotek tesisi işlemini gerçekleştirdiğini, ipotek tesisi işleminin konusunu teşkil eden borcun tamamen Uzman Ltd. Şti. tarafından ödendiğini, müvekkili tarafından ipotek sözleşmesinin konusunu teşkil eden borcun tamamen ödenmesi nedeni ile ipoteğin fekki gerektiğine ilişkin Eskişehir 1.Noterliği’nin 03.04.2020 tarih ve 06085 yevmiye nolu ihtarnamesinin de keşide edildiğini, müvekkilinin taşınmazını teminat olarak verdiği tarih ile TB Şirketinin Kredi Sözleşmesini imzaladığı tarih arasında yaklaşık 2 yıllık zaman farkı bulunduğunu, doğmamış bir haktan feragat nasıl mümkün değil ise bilgisi dışında gelişen bir borçlanmadan da müvekkilinin sorumlu olamayacağının açık olduğunu, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Yasa uyarınca geçerli olabilmesi için mevcut ve geçerli bir borç için yapılması ve borç miktarının açıkça belli olması, kefalet tarihinin açıkça belirli olması gerektiğini, eksik ve hatalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının inceleme ve değerlendirme dışında bırakıldığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kural olarak alacağın muacceliyetinin ihbarın yapılmasına bağlı olduğu durumlarda alacaklının hem asıl borçluya hem de borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine muacceliyet ihbarında bulunmasının zorunlu olduğu, muacceliyet ihtarnamesinin davacı tarafa 21.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ipotek senedi incelendiğinde; davacı … tarafından dava dışı borçlu Uzman Değerli Taşlar … …Ltd.Şti.’ nin 3. kişilere kefaleti ve kefaletleri de dahil olmak üzere hangi ad altında olursa olsun davalı bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminen verildiği, Uzman Değerli Taşlar … …Ltd.Şti.’ nin dava dışı diğer borçlu TB Haberleşme Tic. Ltd. Şti. ile müteselsil kefaletten kaynaklanan borcunun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankaya hiç bir ad altında borcu bulunmadığını, takip müvekkilinin takip borçlusu TB… Ltd. Şti. ile arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını, müvekkilinin Uzman… Ltd. Şti.’nin kullandığı kredi için taşınmazı üzerinde ipotek tesisi işlemini gerçekleştirdiğini, ipotek tesisi işleminin konusunu teşkil eden borcun tamamen Uzman Ltd. Şti. tarafından ödendiğini, müvekkili tarafından ipotek sözleşmesinin konusunu teşkil eden borcun tamamen ödenmesi nedeni ile ipoteğin fekki gerektiğine ilişkin Eskişehir 1.Noterliği’nin 03.04.2020 tarih ve 06085 yevmiye nolu ihtarnamesinin de keşide edildiğini, müvekkilinin taşınmazını teminat olarak verdiği tarih ile TB Şirketinin Kredi Sözleşmesini imzaladığı tarih arasında yaklaşık 2 yıllık zaman farkı bulunduğunu, gerek İpotek Sözleşmesi gerekse Kefalet Sözleşmesinin kamu düzenine ilişkin emredici yasa hükümleri uyarınca takibin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibin taliki veya iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 150/ı ve devamı maddeleri, 4721 sayılı TMK’nın 887. ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.