Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/170 E. 2023/1982 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/170
KARAR NO : 2023/1982
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın süresi itibariyle kabulünde yasal olanak bulunmayan suça sürüklenen çocuk …’in duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2011 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) ikişer kez 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır.
2. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2014 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca iki şer kez 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2014 tarihli kararının suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.01.2020 tarihli ve 2019/15776 Esas, 2020/1322 Karar sayılı kararı ile ”…Suça sürüklenen çocukların aynı mağdura karşı, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, iki gün arayla hürriyetinden yoksun kılma eylemini gerçekleştirdikleri tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla, haklarında zincirleme suç hükümleri uygulanarak hükümler kurulması gerekirken, yazılı şekilde eylem sayısınca hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça sürüklenen çocuk … müdafinin temyiz isteği,
1. Eksik ve hatalı yargılama sonucunda mahkumiyet kararı verildiğine,
2. Müvekkilinin, yargılama dışı sanık Fatma’nın zorlaması ile dediğini yaptığını, kasıtlı bir harekette bulunmadığını savunduğuna,
3. Mağdurun bozma sonrası alınan beyanının dikkate alınmadığına,
4. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
B. Suça sürüklenen çocuk … müdafinin temyiz isteği,
1. Müvekkilinin suç işleme kastı bulunmadığına,
2. Atılı suç bakımından cezai sorumluluğunun olmadığına,
3. Teşdit uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Hapis cezasının ertelenmediğine,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
C. Suça sürüklenen çocuk …’in temyiz isteği,
1. Atılı suç bakımından zamanaşımı süresinin dolduğuna,
2. Olayla bir ilgisinin bulunmadığına,
3. Mağdurun beyanını değiştirdiğine,
4. Diğer sanıkların eylemlerine iştirak etmediğine,
5. Suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına,
6. Şüpheden sanığın yararlanacağına,
7. Zincirleme suç hükümlerinin şartlarının olayda gerçekleşmediğine,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; suça sürüklenen çocukların, ailevi sorunları nedeniyle yurtta kalmakta olan mağduru, inceleme dışı sanık Fatma’nın azmettirmesi ile farklı günlerde iki kez cebir ve tehditle alıkoymaları, mağdurun tutulduğu evde onu eylem süresince darp etmeleri ve son olarak suça sürüklenen çocuk … tarafından bağları gevşetilen mağdurun kaçarak, karakola gidip şikayetçi olmasına ilişkindir.
2. Uşak Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 10.06.2011 tarihli raporda, mağdurun vücudunda meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olduğu belirtilmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuklar hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporları dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri uyarınca bir kat arttırım yapıldığı sırada, hapis cezasının 4 yıl 12 ay yerine 5 yıl olarak fazla belirlenmesi, sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Suça sürüklenen çocuk … hakkında pedagog bilirkişi tarafından düzenlenen sosyal inceleme raporunda, suça sürüklenen çocuğun bilişsel gelişiminin işlediği iddia edilen suçun hukuksal sonuçlarını anlamasını sağlayacak düzeyde olduğunu bildirmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk müdafinin bu yönündeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
2. Suça sürüklenen çocukların mağdura yönelik alıkoyma eylemlerinde, birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetildiğinde, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un dava zamanaşımı sürelerini düzenleyen, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için öngörülen ceza miktarı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk …’in atılı suç bakımından zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
4. Atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, aynı mağdura karşı, farklı zamanlarda bir suç işleme kararının icrası kapsamında, birden fazla kez gerçekleştirilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk …’in, zincirleme suç hükümlerinin şartlarının oluşmadığına ilişkin temyiz itirazı reddedilmiştir.
5. Mağdurun, Yargıtay bozma kararından önce alınan ve aşamalarda istikrar gösteren beyanları, suça sürüklenen çocukların kısmi ikrar içeren savunmaları, adli muayene raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocukların mahkumiyetlerine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk … ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır .

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli kararında, suça sürüklenen çocuk … ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından ileri sürülen temyiz itirazları ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, vaki temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.