Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/34372 E. 2023/10795 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/34372
KARAR NO : 2023/10795
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma

Sanık hakkında tehdit suçundan neticeten hükmolunan 600 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında diğer suçlardan bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2015 tarih ve 2014/274 Esas, 2015/31 karar sayılı kararı ile;
1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Dairemizin 23.11.2017 tarih, 2017/780 Esas, 2017/25768 Karar sayılı ilamı ile hükümlerin;
1.Sanığın, katılana hitaben söylediği kabul edilen ”Seninle görüşürüz.” biçimindeki sözlerin TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan aynı Kanunun 106/1-1. cümlesi uygulanarak fazla ceza belirlenmesi,
2. 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarının tehdit suçuyla birlikte işlenip işlenmediği belirlenerek, birlikte işlendiğinin tespiti halinde; suç tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 253/3-son cümlesi uyarınca tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması sebebiyle uzlaştırmaya tabi olacağı, tehditle birlikte işlenmediğinin belirlenmesi halinde ise; 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınarak hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçları yönünden de uzlaştırma işlemi uygulanmasının gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, anılan suçlar yönünden sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, gerekçeleriyle bozulmalarına karar verilmiştir.
C. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında
1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 52 nci maddesi uyarınca 600, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, uzlaşma kapsamında yeniden değerlendirilmesine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın oturduğu dairenin alt katında oturan sanığın yapılan uyarılara rağmen huzur ve sükunu bozmak amacıyla gürültü yaptığı, bunun üzerine katılanın polis çağırdığı, sanığın polislerin yanında katılana küfür ettiği ve “Seninle görüşürüz.” diye tehdit ettiği iddiasıyla açılan davada sanığın her üç suç yönünden de mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
Hükmün tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık …’nin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümler yönünden
1. Sanığın temyiz isteği yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, tanık beyanı ile kolluk kuvvetleri tarafından tutulan 24.01.2013 tarihli tutanak karşısında sanığın katılana polis memurlarının yanında sinkaflı hakaret ettiği ve ısrarla gürültü yapmak suretiyle katılanın huzur ve sükununu bozduğu, bozma ilamı üzerine dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ve katılana yapılan uzlaşma teklifinin usulune uygun tebliğ edilmesine rağmen süresinde cevap vermemesi nedeniyle reddedilmiş sayıldığı bu nedenle sanığın bu yöndeki temyizinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Diğer temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Ancak; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararırına yönelik sanık …’nin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümümün (B) bendinin üçüncü maddesinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararırına yönelik sanık …’nin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.