Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31175 E. 2023/10792 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31175
KARAR NO : 2023/10792
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 277 nci maddesinde düzenlenen yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçundan dava açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2013 tarih, 2013/41 Esas, 2013/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar itiraz edilmeden 22.10.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

3. … Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2015 tarih, 2014/416 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 13.12.2013 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediği ihbar edilmiştir.
4. Yapılan ihbar üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında, hüküm aynen açıklanarak, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştr.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, resen gözetilecek nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan hükmün yeniden incelenmesine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde … Adliyesinde asliye ceza mahkemesi hakimi olarak görev yapmakta olan katılan …’in makam odasına, olay tarihinde baktığı asliye hukuk mahkemesinin 2011/423 esas sayılı dosyasının davacısı konumunda olan sanık …’nun girerek, “Duruşmamı Aralık ayına bırakmışınız. Ben bir ay sonraya bırakılmasını istiyorum.” dediği, katılanın bir sonraki duruşmaya babası ile beraber gelmesini söylemesi üzerine, sanığın “Ben o babamın g…. s…, babamı sinkaf edeyim.” şeklinde cevap verdiği ve elini cebine sokup, katılanın masasının yan tarafına geçerek, “Ben günlük 100 TL yevmiye ile çalışıp para kazanıyorum.” diyerek cebinden muhtelif telefon, büyük kapı anahtarları ve kalem gibi eşyaları çıkarıp, katılanın masasına hızlıca vurduğu, yüksek sesler duyan mahkeme personelinin katılanın odasına girdiği, bu sırada sanığın katılana hitaben, “Benim …’da evim var. Deli olsam ev almam. Benim duruşma günümü erkene vereceksin, ben senden de akıllıyım.” diyerek yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs ettiğinden bahisle açılan davada Yerel Mahkemece hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; sanığın asliye hukuk mahkemesinde davacısı olduğu görülmekte olan dosyası ile ilgili olarak dosyanın hakimi olan katılana söylediği olay ve olgular başlığı altında yazılı olan sözler nedeniyle, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık savunmasında boşanma davasının duruşmasının aralık ayına bırakılması nedeniyle sinirlenerek hakime saygısızlık yaptığını, onu etkileme ya da hakaret etme kastının olmadığını söylemiştir.
Sanığın söylediği kabul edilen sözlerin söylendiği yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu bu nedenle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.