YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33839
KARAR NO : 2023/13399
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında düzenlenen hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza vermekten vazgeçilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, katılanın sanığa yönelik hiç bir hakaret veya haksız eyleminin bulunmadığına, yazıların hiç birinin katılan tarafından oluşturulmadığına, sanık tarafından sunulan çıktıların hiç bir tespit ya da bilirkişi raporuna dayanmayan sanığın tek taraflı beyanına dayalı çıktılar olduğuna, haksız hareketin ağırlığını göz önüne alınarak sanığın cezasının azaltılabileceği gibi gerektiğinde tümüyle kaldırılabileceği hususunun gözetilmediğine, katılanın 3 üncü Kişinin eylemleri nedeniyle haksız hareketlerde bulunduğunun iddia edilmesi ceza hukukunun suçta ve cezada şahsilik prensibine aykırılık teşkil ettiğine, sanığın katılana gönderdiği mesajla katılanı tehdit ettiği halde tehdit suçundan beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, vesaire, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde sanığın … hesabından katılanı muhatap alarak “Bana bak O Ç. s…ktir git ateistliğini başka dinde yap peygamber efendimize yapmış olduğun ukala ahlaksızca yakıştırmalar sana aittir. Eğer adamsın eğer erkeksin bana açık adresini yolla okey mi bakalım nesin kimsin ne boksun bekliyorum seni.” şeklinde mesaj çekerek tehdit ve hakaret ettiği iddiası ile kamu davasının açıldığı belirlenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın suç konusu hakaret fiilini şikayetçinin sahibi ve yöneticisi olduğu … ismindeki internet sayfasındaki İslam dinine ait kutsal değerlere yapılan hakaret içerikli paylaşımlar nedeniyle gerçekleştirdiği, her ne kadar bu paylaşımların bizzat katılan tarafından gerçekleştirildiği sabit değil ise de, … isimli internet sayfasının yetkilisi ve sorumlusu olması dolayısıyla yöneticisinin katılan olduğunda bir tereddüt bulunmadığı, dolayısıyla sanığın hakaret suçunu şikayetçinin … isimli internet sayfasından kaynaklı haksız fiile tepki olarak işlediği anlaşıldığından sanık hakkında ceza vermekten vazgeçilmesine, sanığın katılana çektiği mesajın içeriği olan “Eğer adamsan bana açık adresini yolla, okey mi, bakalım, nesin kimsin, bekliyorum seni.” şeklindeki sözlerinin basit tehdit suçunu oluşturan türden sözler olmadığı, bu hali ile sanığın tanımı yapılan bu fiilinin ceza kanunlarında suç olarak düzenlenmediği anlaşıldığından sanık hakkında beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2.Sanığın her aşamada suça konu mesajı kendisinin yazdığını ikrar ettiği anlaşılmıştır.
3.Katılanın soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olduğuna, sanığın cezalandırılmasını istediğine yönelik anlatımda bulunduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık Hakkında Mahkûmiyet Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden
Sanık savunması, katılan beyanı, oluş, incelenen dava dosyası içeriğine, sanığın … hesabından yaptığı paylaşımın içeriğine göre sanık hakkında hakaret ve tehdit suçundan verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sair Temyiz Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde;
5237 sayılı Kanun’un 129/1 inci maddesi uyarınca hakaret suçunun haksız fiile tepki olarak işlendiğinin kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun’un 223/4 üncü maddesi gereğince “Ceza verilmesine yer olmadığına.” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “Ceza vermekten vazgeçilmesine.” şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
1.Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği “ceza vermekten vazgeçilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.