Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/32371 E. 2023/389 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/32371
KARAR NO : 2023/389
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/918 E., 2016/704 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015/918 Esas, 2016/704 Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan katılanlar …, … ve …’e tebliğ edildiği ancak söz konusu tebliğ işlemlerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Katılan … bakımından; 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesindeki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucunda aynı maddeye eklenen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmüne aykırı olarak, katılanın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın dosyada bilinen en son adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan MERNİS adresine tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Katılanlar … ve … bakımından; katılanların yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın bilinen en son adreslerine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 21.05.2012 tarihinde tebliğ edildiği, ancak 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesindeki ‘‘….Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır…” ve muhatabın adresinde bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Yönetmeliği’nin 30 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki “…muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.” hükümlerine aykırı olarak tebligat mazbatasında muhatabın adreste bulunmama sebebine dair mevzuata uygun açıklama bulunmaması ve komşu imzası veya imzadan imtina beyanının da yer almaması nedeniyle tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında, inceleme konusu gerekçeli kararın katılanlar …, … ve …’e usûlüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ ve tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmeleri durumunda temyiz dilekçelerinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz sebepleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 06.02.2023 tarihinde karar verildi.