Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1222 E. 2023/2029 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1222
KARAR NO : 2023/2029
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yalan tanıklık, iftira
HÜKÜMLER : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Soma Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi, sanık … hakkında yalan tanıklık suçundan aynı Kanunun 272 nci maddesinin 3 üncü fıkrası ve 53 üncü maddesi ile sanık … hakkında iftira ve yalan tanıklık suçlarından aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 38 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/771 Esas, 2016/546 Karar sayılı kararı

ile sanıklar hakkında tüm suçlardan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluştuğu, yaralama ve tehdit suçlarından hakkında beraat kararı verildiği, mahkumiyete yeterli delil bulunduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … ile katılan arasındaki yaralama ve silahla tehdit davasında mahkemede tanık olarak dinlenen A.D. ifadesinde “… sanık … elinde balta ile traktörle geçiyordu. Traktörü durdurdu. Müşteki … da tarlada çalışıyordu. Sanık elinde balta ile traktörden indi. Tarlaya doğru yürüdü. Yürürken de bağırıp çağırıyordu. Ancak söylediklerini anlamadım. Keserim ederim gibi laflar söylediğini duydum. … araya girmişti. Ben de araya girip sakinleştirdim…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Tanık olarak dinlenen R.Ş. de ”…sanık daha sonra yine geldi. … da tarladaydı. Kalabalık vardı. Tarlada çalışıyorduk. Sanık … tarlanın yanına gelip durdu. Elinde balta ile aşağı indi. Sanık önce bana saldırmak istedi. Damadım araya girerek elindeki baltayı tuttu. Bu sırada bize ve müşteki …’ya hitaben sizi öldüreceğim dedi…”şeklinde beyanda bulunmuştur.
3 .Dava konusu olay mahkemece yaralama ve silahla tehdit suçlarından beraat kararı verilip, yalan tanıklık ve iftira suçlarından sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunmasından sonra açılan davaya ilişkindir.
4. Sanıklar savunmalarında bildiklerini mahkemede anlattıklarını, olayın üzerinden çok zaman geçtiğini iftira ya da yalan tanıklık kastlarının olmadığını belirtmişlerdir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
1. Katılan hakkında açılan yaralama ve tehdit davalarında delil yetersizliği nedeni ile beraat kararları verilmiş ise de; bu durumun tek başına iftira suçunun oluşması için yeterli olmadığı, sanığın savunmasının aksine, iftira kastı ile hareket ettiğini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla mahkeme kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden
1. Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların savunması, katılan beyanı ve Soma Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/393Esas, 2011/217 Karar sayılı kararındaki tanıklar A.D. ve R.Ş’.nin anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların tanık sıfatıyla verdikleri ifadelerinde olayın özüne ilişkin esaslı çelişki ve aykırılık söz konusu olmadığı, yine sanık …’in iftira kastı ile hareket ettiğini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/771 Esas, 2016/546 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.