Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/31161 E. 2023/15363 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31161
KARAR NO : 2023/15363
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan ise aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca “Sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda para cezası tercih edilmiş olmasına rağmen Tehdit suçu için verilen hükümde hapis cezası paraya çevrilmeyerek çelişkiye yol açılmasının yasaya aykırı olduğu” görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; duruşmadaki samimi beyanı, sabit ikametgah sahibi oluşu, tutum ve davranışı, derin pişmanlığı da göz önüne alındığında verilen cezanın fazla olduğuna, sabıkasızlığı da göz önüne alınarak cezanın ertelenmesi hükmünün uygulanmamasının hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, “Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunması, mağdur anlatımları, dosya içersindeki raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; müştekinin … İl Emniyet Müdür Yardımcısı olduğu, suç tarihinde … plaka numaralı aracının abartılı egzozu olduğunun ve sokakta rahatsız edici şekilde dolaştığının telsizden anons edilmesi üzerine müştekinin söz konusu aracı … Mahallesinde gördüğü ve trafik ekiplerine bilgi verdiği, aracın sanık tarafından kullanıldığının tespit edilmesi üzerine sanığın … üzerinden … ismi ile açılmış bir sayfadan müştekiye hitaben “Bana ceza yazdıran emniyet müdür yardımcısı senin adam diye ta a..koyayım, o egzozu yine açacağım, a..koduğumun yavşağı, git evine yat, dal…rak, bidaha gel hadi g..tün yiyorsa ben …’deyim, o a…koduğum emniyet müdürü mü yardımcısı mı bu gece karşıma çıksın, anasını sinkaf etmezsem adam değilim, bir zamanlar bilirsin bir tane daha vardı, foseptif çukuruna soktum, bunu da …’ya sokmazsam anamı sinkaf etsinler, arıyorum şuan yolda izde” şeklinde sözler yazarak alenen hakaret ve tehdit ettiği” gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Temel ceza belirlenirken doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince  uygulama yapılması yerine, aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca ceza belirlendikten sonra üçüncü fıkrasının (a) bendi uygulanmış ise de; bu husus sonuca etkili olmadığından bozmayı gerektirmemiştir.
A. Tebliğname Yönünden
Yerel Mahkemece, hakaret suçunda seçimlik cezalardan tercihen adli para cezası seçilirken, tehdit suçunda ise hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesine karar verilirken farklı gerekçelere yer verildiği anlaşıldığından, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine yönelik Tebliğname’deki görüşe iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
1. 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi,
2. Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi gerekliliği,
3. 6352 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Devlete ait yargılama giderlerinin 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesi’ne yüklenmesine karar verilir.” hükmü karşısında, 20,00 TL yargılama giderinin Hazine üzerine bırakılması yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık …’nın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasında yer alan; “ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin kısımların hüküm fıkrasından çıkarılması ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasının çıkarılarak yerine “5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesince eklenen ek cümle gereğince terkin sınırı altında kalan 20,00 TL yargılama giderinin Devlet Hazinesine yüklenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.