YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/659
KARAR NO : 2023/1472
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2290 E., 2022/2032 K.
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 29.03.2017
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/305 E., 2020/46 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Eski … Köyü İlkokulunda 2000-2015 tarihleri arasında hizmetli sıfatı ile çalıştığını, ancak bu çalışmalarının kuruma bildirilmediğini, sigortasının yapılmaması üzerine okul müdürüne yaptığı başvurunun sonuçsuz kaldığını ve işten atıldığını ileri sürerek, 20.09.2000-28.09.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının 15 yıl bir fiil çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kesintisiz olarak çalıştığına ilişkin dosyada herhangi bir yazılı delil bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2-Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının kurumda herhangi bir kaydının bulunmadığını, davacı iddialarının kurum kayıtları ile örtüşmediğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı …’na bağlı Eskibedil İlköğretim Okulunda 20.09.2000 tarihinden (2002-2003-eğitim öğretim yılı ile 2003-2004 ikinci dönem eğitim öğretim dönemi dışlanmak suretiyle) 28.09.2015 tarihine kadar okulların açık olduğu tarihlerde hizmet akdi ile ve ücretle günde 4 saat ve ayda 12 gün suretiyle olmak üzere;
20.09.2000-15.01.2001 tarihleri arasında 47 gün
01.02.2001-15.06.2001 tarihleri arasında 54 gün
15.09.2001-15.01.2002 tarihleri arasında 49 gün
01.02.2002-15.06.2002 tarihleri arasında 54 gün
15.09.2004-15.01.2005 tarihleri arasında 49 gün
01.02.2005-15.06.2005 tarihleri arasında 54 gün
12.09.2005-14.01.2006 tarihleri arasında 50 gün
06.02.2006-19.06.2006 tarihleri arasında 53 gün
18.09.2006-26.01.2007 tarihleri arasında 52 gün
12.02.2007-15.06.2007 tarihleri arasında 49 gün
17.09.2007-25.01.2008 tarihleri arasında 52 gün
11.02.2008-13.06.2008 tarihleri arasında 49 gün
08.09.2008-23.01.2009 tarihleri arasında 55 gün
06.02.2009-12.06.2009 tarihleri arasında 50 gün
24.09.2009-22.01.2010 tarihleri arasında 48 gün
08.02.2010-18.06.2010 tarihleri arasında 52 gün
20.09.2010-30.01.2011 tarihleri arasında 53 gün
01.02.2011-27.06.2011 tarihleri arasında 58 gün
17.09.2011-25.01.2012 tarihleri arasında 52 gün
11.02.2012-13.06.2012 tarihleri arasında 49 gün
15.09.2012-23.01.2013 tarihleri arasında 52 gün
06.02.2013-12.06.2013 tarihleri arasında 50 gün
15.09.2013-22.01.2014 tarihleri arasında 52 gün
08.02.2014-18.06.2014 tarihleri arasında 52 gün
15.09.2015-28.09.2015 tarihleri arasında 5 gün
tarihleri arasında olmak üzere toplam 1238 gün çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolduğunu, 2 yıllık kesinti dönemine ilişkin somut bir tarih belirlenemediğini, tanık beyanlarının bir biri ile ve davacı iddiası ile çeliştiğini, iş tanımının soba yakmak ve temizlik olarak belirlendiğini ancak Bakanlık tanığı …’ın beyanı dikkate alındığında davacı iddiasının yerinde olmadığını, kısmen kabul kararına karşın lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacının 2002-2003 eğitim öğretim döneminde çalışmasına ara verdiği kabul edilerek hizmet tespitine karar verilmiş olup; kabule göre Mahkemece çalışmada kesinti kabul edildiği halde kesintili dönem yönünden hak düşürücü süre değerlendirilmemiştir.
Zira bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.
Kesintili dönem hak düşürücü süre nazara alınarak reddedilmelidir. Ancak bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce hüküm verilecektir.
İlk Derece Mahkemesince dinlenen taraf tanıkları ile birlikte okul iş yerinde çalışmış olan öğretmenler dışında bordro tanığı bulunmadığından, muhtar, aza, çocukları okulda okumuş olan ve komşu evlerde oturan köy sakinlerinden yeteri kadar tanığın dinlendiği; davacının kurum denetmenine verdiği beyanının gözetildiği, davacı ve kamu tanıklarının beyanlarına göre okulların açık olduğu dönemde haftada 5 gün, günde 4 saat temizlik ve soba yakma işinde ücret karşılığı çalıştığı, tanıkların davacının ara verme yıllarının hangi tarih aralığında olduğunu tam hatırlayamamasının geçen süre nazara alındığında hayatın olağan akışına uygun olduğu, kabule göre 2002-2003 yılında davacının çalışmaya ara verdiği kabul edilip bu sürenin hizmet süresinden dışlanarak hüküm kurulduğu nazara alındığında yukarıda belirtilen hak düşürücü süre nazara alınarak davacının ispatlanan hizmetlerinin tespitinin dosya ve delil durumuna uygun olduğu anlaşılmıştır.
Bu halde davalı Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak;
1-Davalının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
2-Davanın kısmen kabulü ile;
15.09.2004-15.01.2005 tarihleri arasında 49 gün
01.02.2005-15.06.2005 tarihleri arasında 54 gün
12.09.2005-14.01.2006 tarihleri arasında 50 gün
06.02.2006-19.06.2006 tarihleri arasında 53 gün
18.09.2006-26.01.2007 tarihleri arasında 52 gün
12.02.2007-15.06.2007 tarihleri arasında 49 gün
17.09.2007-25.01.2008 tarihleri arasında 52 gün
11.02.2008-13.06.2008 tarihleri arasında 49 gün
08.09.2008-23.01.2009 tarihleri arasında 55 gün
06.02.2009-12.06.2009 tarihleri arasında 50 gün
24.09.2009-22.01.2010 tarihleri arasında 48 gün
08.02.2010-18.06.2010 tarihleri arasında 52 gün
20.09.2010-30.01.2011 tarihleri arasında 53 gün
01.02.2011-27.06.2011 tarihleri arasında 58 gün
17.09.2011-25.01.2012 tarihleri arasında 52 gün
11.02.2012-13.06.2012 tarihleri arasında 49 gün
15.09.2012-23.01.2013 tarihleri arasında 52 gün
06.02.2013-12.06.2013 tarihleri arasında 50 gün
15.09.2013-22.01.2014 tarihleri arasında 52 gün
08.02.2014-18.06.2014 tarihleri arasında 52 gün
15.09.2015-28.09.2015 tarihleri arasında 5 gün
tarihleri arasında olmak üzere toplam 1034 gün çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin çalışmanın kesintili olması nedeniyle hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin dolduğunu, 2 yıllık kesinti dönemine ilişkin somut bir tarih belirlenemediğini, tanık beyanlarının bir biri ile ve davacı iddiası ile çeliştiğini, iş tanımının soba yakmak ve temizlik olarak belirlendiğini ancak Bakanlık tanığı …’ın beyanı dikkate alındığında davacı iddiasının yerinde olmadığını, kısmen kabul kararına karşın lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararı temyiz edilmiştir.
2-Feri Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, davacı resmi kayıtların aksine davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia ediyor ise eğer; bu iddiasını ve bu işyerinde fiili olarak çalıştığını yasal delilleriyle ispatlamak durumunda olduğunu, davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmiş olması dahi tek başına eylemli çalışmaya karine teşkil etmeyeceğinden davacının iş yerinde fiili olarak çalıştığının ispatı gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, emniyet araştırması sonucu tespit edilen tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…