YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33020
KARAR NO : 2023/11972
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında, hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; sanık ile katılanın suça konu söylendiği iddia edilen sözlerle ilgili beyanların birbirini tutmadığı, suç tarihinin belirlenmediği, müştekinin iddiasına konu suç tarihine ilişkin döneme ait GSM hattının görüşme ayrıntısı incelendiğinde sanık ile katılan arasında bir görüşme ya da mesajlaşmanın bulunmadığının tespit edilmesi nazara alınarak bu husus taraflara ayrıntılı bir şekilde sorulmadan ve müştekinin kovuşturmadaki ifadesinde belirttiği tanıklar dinlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, sanık savunmasında kendisini ölümle tehdit etmesi ve haksız alacak isteminde bulunması nedeniyle katılanı … Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ettiğini bildirdiğinden, bu husus araştırılarak sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 129. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması usul ve kanuna aykırı olduğundan hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ve katılan arasında ev sahibi kiracı ilişkisi bulunduğu, katılanın kira parasını ödememesi nedeniyle sanığı evinden çıkardığı bu nedenle aralarında husumet bulunduğu, olay tarihinde anılan nedenden ötürü sanığın katılana “Karaktersiz para için her şeyi yaparsın çarşıda görürsem yüzüne tüküreceğim.” şeklinde mesaj gönderdiği, eylemin sanığın suçu kabul etmesi ve dosyada mevcut diğer delil ve belgelerin karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığa iddianame ekli duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliğ edilmemesi karşısında, ilk defa duruşmada hazır bulunan sanığın yüzüne karşı okunan iddianame ile sorgusu arasında en az bir haftalık süre bulunması gerektiği yönündeki 5271 sayılı Kanun’un 176 ncı maddesinin dördüncü fıkrası nazara alınarak, sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı olduğu hatırlatılmadan, aynı celse yapılan sorgusu ile yetinilerek hüküm kurulması suretiyle aynı Kanun’un 190 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
B. Kabule göre de,
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, katılana söylediği kabul edilen karaktersiz, para için her şeyi yaparsın sözünün kaba ifade niteliğinde olduğundan hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı, çarşıda görsem yüzüne tüküreceğim sözünün ise tehdit niteliğinde olduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek hakaret suçundan hüküm kurulması,
2. Sanığın savunmasında, katılanın kendisini ölümle tehdit ettiğini ve haksız alacak isteminde bulunması nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu belirtmesi karşısında, bu husus araştırılıp sonucuna göre olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3. İstinabe suretiyle savunması alınan sanığa adil sicil kaydı okunmayıp ek savunma hakkı da verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
4. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedeniyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.