Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6899 E. 2023/2896 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6899
KARAR NO : 2023/2896
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zincirleme basit zimmete yardım etme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Tayin olunan cezanın miktarına nazaran sanık müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine ve incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2009 tarihli ve 2009/30196 Soruşturma, 2009/14130 Esas, 2009/790 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme basit zimmete yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2010 tarihli ve 2010/17 Esas, 2010/229 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme basit zimmete yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına hükmedilmiştir.

3.Bahse konu kararın sanık müdafii ve suçtan zarar gören Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.03.2014 tarihli ve 2012/15205 Esas, 2014/2498 sayılı Kararı ile Hazinenin kamu davasına katılmasına karar verildikten sonra, sair temyiz itirazlarının reddiyle, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen ve dava konusu edilmeyen miktar ile ilgili suç duyurusunda bulunulması ve dava açılması halinde davaların birleştirilmesi ile etkin pişmanlık hükümlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma kararına uyularak suç duyurusunda bulunulmuş, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.02.2015 tarihli ve 2015/3550 Soruşturma, 2015/1495 Esas, 2015/100 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında bakiye 12.981,02 TL’lik zimmet miktarı için zincirleme basit zimmete yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 39 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

5.Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2015/52 Esas, 2015/30 sayılı Kararı ile davanın Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/157 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

6.Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/157 Esas, 2015/373 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme basit zimmete yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

7.Bahse konu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.02.2020 tarihli ve 2016/1226 Esas, 2020/4269 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazlarının reddiyle, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin beşinci fıkrasına muhalefet edilmesi, eylemlerin tamamına iştirak etmeyen sanık hakkında temel cezanın asli fail ile aynı oranda olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, inceleme dışı sanık Mehmet Adalı’nın kovuşturma aşamasında zimmet miktarının tamamını ödediği ve ödemeye açıkça karşı çıkmayan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

8.Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2020/105 Esas, 2020/199 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme basit zimmete yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyizi, suç kastının ne şekilde oluştuğunun açıkça ortaya konulmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde Akkent Belediyesinde muhasip olarak görev yapan inceleme dışı sanık Mehmet Adalı’nın belediyeye ait çekleri sanık … adına keşide ederek verdiği, sanığın çekleri çevre ilçelerdeki bankalardan tahsil edip Mehmet Adalı’dan olan alacağını bankalardan çektiği miktar içerisinden alarak geri kalan miktarı Mehmet Adalı’ya verdiği, bu suretle Mehmet Adalı’nın zincirleme basit zimmet eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği iddiasıyla kamu davası açılmış ve cezalandırılması yoluna gidilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;

Kamu görevlisi olmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2020/105 Esas, 2020/199 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin B-8 no.lu paragrafın tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.