Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/16960 E. 2023/15405 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16960
KARAR NO : 2023/15405
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında Yerel Mahkeme kararı ile hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1.120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş söz konusu karara sanığın itirazı üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/662 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24/10/2022 tarih ve 94660652-105-45-16050-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/16960 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/16960 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
Kanun yollarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlendiği, anılan Kanun’un 231/12 inci maddesinde yer alan, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz kanun yoluna tabi olduğu, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, basit yargılama usulünün uygulanmış olması sebebiyle bu kararın itiraza tabi olmadığı, basit yargılama usulü uygulandığı durumlarda itiraz halinde 5271 sayılı Kanun’un 252/2 inci maddesinde yer alan ”İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca genel hükümlere göre dava açılması, yapılacak yargılama sonucunda yine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilirse o zaman itiraza tabi olacağı, usul hükümlerinin önce uygulanması gerektiği gözetildiğinde,
Somut olayda, … Asliye Ceza Mahkemesince müzekkere şeklinde düzenlenen 18.06.2021 tarihli yazıda sadece “itiraz mahkememizce uygun görülmediğinden CMK’nın 268/2. maddesi uyarınca inceleme yapılarak bu hususta bir karar verilmek üzere dosya yazımız ekinde gönderilmiştir” şeklinde belirtilerek, açıkça itirazın süresi içinde olup olmadığına ilişkin bir değerlendirmeye yer verilmeyerek dosyanın doğrudan 5271 sayılı Kanun’un 252/6. maddesi gereğince bu konuda bir karar verilmek üzere itiraz merciine gönderildiği, 22/04/2021 tarihli karara 28/04/2021 tarihinde süresi içinde sanık tarafından itiraz edildiği nazara alındığında, hükmü veren Mahkeme tarafından itiraz üzerine duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, itiraz üzerine karar verilmesine yer olmadığına, gereğinin takdir ve ifası için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın esastan incelenerek reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinde;
“(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.(Ek cümle:8/7/2021-7331/23 md.) 175. maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet Savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” biçiminde,
Aynı Kanun’un “Basit yargılama usulünde itiraz” başlıklı 252 inci maddesinde ise;
“(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
(3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.
(4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır.
(5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir.
(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir.” şeklinde hükümler yer almaktadır.
B. İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında açılan kamu davasının basit yargılama usulüne göre yürütüldüğü, buna göre; hakaret suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip itiraz kanun yolunun açık olduğunun belirtildiği, sanığın süresi içinde itiraz talebinde bulunduğu anlaşılmış, yapılan itiraz başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanunun 252 inci maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararı veren Mahkemece duruşma açılıp, genel hükümlere göre yargılamaya devam olunarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın, karar Mahkemesine iadesi yerine, itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/662 değişik İş. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.