Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/1145 E. 2007/6085 K. 12.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1145
KARAR NO : 2007/6085
KARAR TARİHİ : 12.06.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafın kullandığı … teşvik kredisinin …’ nın talebi ile iptal edildiğini, faiz farkından kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalılarca haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmüş ve itirazların iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili , kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun zamanında ödendiğini, ipoteğin borç sona erdiği için davacı yanca fek edildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı şirkete kullandırılan kredinin yapılan sözleşme hükümlerine göre taksitler halinde davacı bankaya ödendiği, teminat olarak alınan taşınmazdaki ipoteğin fek edildiği, bu fek işleminden sonra teşvik belgesinin kapatılması sırasında, … Müsteşarlığı’ nın 09.08.2004 tarih 50086 sayılı yazısı ile davalılar için düzenlenen … teşvik belgesinin, davalılar tarafından alınan makine ve teçhizatların alımı ile ilgili faturalardan sonra (11.08.1999), düzenlendiği, teşvik belgesi düzenlenmeden destek unsurlarından yararlanılamayacağı belirtildiği için ve kullandırılan kredinin davacının banka hesaplarına geçmesi nedeniyle banka tarafından ödenmesi istenilen bankanın sorumluluğunda bulunan paranın iyiniyetli davalılardan talep edilemeyceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 37. maddesinde “teşvik belgesinde kayıtlı destek unsurlarının ortadan kalkması ve teşvik belgesi şartlarının yerine getirilmemiş olması nedeniyle bankaca ödemek zorunda kalınılacak tüm miktarları … Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan faiz oranı üzerinden ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödeyeceğini müşterinin kabul ve taahhüt ettiği”, 41. maddesinde ise; ” firmanın kullandığı kredinin fondan yararlanma özelliğini kaybetmesi halinde bankanın hiç bir tebliğe gerek duymaksızın kredi bakiyesinin tamamına muacceliyet vererek tahsiline ve o tarihten itibaren bankanın cari normal kısa vadeli kredi faizini uygulamaya yetkili olduğu” öngörülmüştür.
Mahkemece belirtilen sözleşme hükümleri üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 12.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.