Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1020 E. 2023/2049 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1020
KARAR NO : 2023/2049
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, iftira
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.a) İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.11.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi; iftira suçundan aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca
b) Sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi, hakaret suçundan 125 inci maddesi birinci ve dördüncü fıkrası (iki kez), kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 86 ıncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası (e) bendi, 35 inci maddesi, 53

üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. a) İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 12.05.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesi ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; tehdit suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
b. İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 12.05.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,; hakaret ve yaralamaya teşebbüs suçlarından ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca şikayetten vazgeçme nedeniyle davaların düşürülmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … temyiz isteminde bir sebep bildirmemiştir.
2. Sanık … müdafii eksik inceleme ile karar verildiğini, sanık hakkında tehdit suçundan da düşme kararı verilmesi gerektiğini ve lehe hükümlerin değerlendirilmediğini bildirerek temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … 21.06.2015 saat 02:00’de kolluğa müracaat ederek, … tarafından işletilen kahvehaneden 00:10 civarı çıktığını, yanında …’in de olduğunu, evine giderken aynı kahvehaneden çıkan …’un kendisine karşı kahvehanenin önünde hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, eve gittiğinde de telefonla arayan …’un “bundan sonra ortalığı karıştırıp, çomak sokan olursa, onu da gelir evinden alırım sinkaf ederim” şeklinde beyanlarda bulunduğunu belirterek, her ikisi hakkında şikayetçi olmuştur.
2. Bu şikayet nedeniyle 23.06.2015 günü şüpheli olarak kollukta ifadesi alınan …, …’ın kahvehanede telefonda bağırarak konuşup küfürler ettiğini duyunca onu uyardığını, dışarı çıkmasını söylediğini, …’in kendisine karşı “size burada ekmek yedirmem, silahla dolaşırım, yakarım burayı” diyerek tehditte bulunduğunu, telefonla onu aradığını ancak tehdit etmediğini beyan etmiştir. 06.11.2015 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde ise, …’ın kendisine karşı kahvehanede tehdit içerikli beyanlarda bulunmadığını, kendisi hakkında şikayetçi olduğunu öğrenince o şekilde söylediğini, müşterileri gittiği için sinirlenip, onu telefonla arayarak tehdit ettiğini belirtmiştir.
4. Sanık … hakkında tehdit ve iftira suçundan, … hakkında ise tehdit, hakaret yaralama teşebbüs suçlarından dava açılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümler bakımından yapılan incelemede;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur. Hükmün sair yönleri incelenmemiştir.
2. Sanık … hakkında iftira suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun’un 128 inci maddesinde düzenlenen ve Anayasanın 36 ncı maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.
Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret veya iftira suçunu oluşturur. Somut olayda; …’ın kendisi hakkında şikayette bulunmasından sonra, şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde sanığın, kahvehanede …’in önce kendisine karşı tehditte bulunduğunu söylediği, ancak sonradan Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında bundan dönerek, kavga nedeniyle müşterilerinin gitmesine sinirlendiği için gece telefonla onu arayarak tehditlerde bulunduğunu, onun kahvehanede kendisine yönelik bir tehdidinin olmadığını belirtmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın kolluktaki beyanlarının 5237 sayılı Kanun’un 128 inci maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

V. KARAR
1. Sanıklar … ve … hakkında tehdit suçu yönünden;
Gerekçe bölümünün 1 numaralı bendinde açıklanan nedenle İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/703 Esas, 2016/415 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ve Sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
2. Sanıklar … hakkında iftira suçu yönünden;
Gerekçe bölümünün 2 numaralı bendinde açıklanan nedenle İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/703 Esas, 2016/415 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.