YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28745
KARAR NO : 2023/15422
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Hakaret suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen …’nın kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz eden katılan vekilinin temyiz isteğinin; … Barosu’nun katılma talebinin reddinin usulen doğru olmadığına, sanığın avukat olan katılandan almış olduğu parayı az bulduğuna, İş Mahkemesi’nin hükmettiği miktarın belli olduğuna, sanığın … Defterdarlığı’na verdiği iki dilekçesinde asılsız iddia ve ithamlarda bulunduğuna, katılanın bu dilekçe neticesinde Maliye tarafından soruşturma geçirip aklandığına, sanığın “Bu durumda vergi kaçırmamış mıdır?” beyanının vergi kaçakçısı anlamına geleceğinden hakaret suçunu teşkil edeceğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
B. … Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz eden … vekilinin temyiz isteğinin; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 95 inci maddesi uyarınca katılma talebinde bulunduklarına, davaya katılma hakkının geniş bir kavram olduğuna, katılma talebinin reddinin 1136 sayılı Kanun’dan doğan hakların verilmemesi ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın daha önceden vekili olan katılan hakkında, 28.03.2014 tarihli Maliye Bakanlığına hitaben yazmış olduğu dilekçesinde “Anladığım kadarı ile bu kurumların Maliyeyi ilgilendiren kısmı ile ilgili olarak herhangi bir girişim ve talepleri olmadığı kanaatine vardığım için size konuyu iletmeyi bir vatandaşlık görevi kabul ettiğim için yazıyorum. Şimdi; her şeyden önce avukatlar vergi mükellefi midir ve aldıkları ücretler için fiş veya fatura kesmek zorunda mıdırlar? Eğer kesmek ve vermek zorundalarsa o zaman benim avukatım bunu yapmadığına göre vergi kaçırmış ve suç işlemiştir. Eğer durum bu ise avukatım … hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. ” şeklindeki sözlerle hakaret suçunu işlediği iddia olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret suçundan, doğrudan zarar görmeyen … Barosu Başkanlığının kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyizinde İse
1. Sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, Yerel Mahkemenin hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına dair takdir ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır
2. Sair yönlerden; sanığa atılı suçun unsurlarının oluşmadığına dair mahkemenin kabulü karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraat kararı verilmesi ve karar başlığında suç tarihinin 28.03.2014 yerine 10.12.2014 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Hakaret suçundan doğrudan zarar görmeyen …’nın kamu davasına katılma hakkı bulunmadığından, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “Yüklenen eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine” şeklindeki kısım ve karar başlığındaki suç tarihinden “10.12.2014” kısmın çıkarılması, yerlerine “Yüklenen fiilin Kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine” ve “28.03.2014” ibareleri eklenmek suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.