Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7635 E. 2023/920 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7635
KARAR NO : 2023/920
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/308 E., 2015/110 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ödemiş 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/308 Esas, 2015/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi gerekçesiz olup süre tutum talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın müşteki …’den aldığı slajlık mısır karşılığında suça konu 24.05.2013 keşide tarihli 2026465 seri numaralı 15.000 TL bedelli tamamen sahte olarak tanzim edilmiş çeki vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemiş, suça konu çekle ilgisi olmadığını, kendisinin düzenlemediğini beyan etmiştir.
3. Jandarma Kriminal Polis Laboratuvarının 02.07.2014 tarihli ekspertiz raporunda, çekin tamamen sahte olarak üretildiği, keşideci imzasının keşideci görünen … eli ürünü olmadığı, çekin ön yüzündeki yazıların sanığın eli ürünü olduğu kanaati beyan edilmiştir.
4. Mahkemece tanık olarak beyanına başvurulan ancak dosyada katılan olabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar gören …, daha önceden verdiği mal karşılığı kendisine senet verildiğini, senedin zamanında ödenmemesi üzerine suça konu çekin sanık ve … tarafından kendisine alacağı karşılığı verildiğini beyan etmiştir.
5. Mahkemece suça konu çekin aldatıcı niteliğinin bulunup bulunmadığı yönünde gözlem yapılmamıştır.
6. Suça konu çek … tarafından bankaya takas için verilmiş, dosya arasında mevcut 30.05.2013 tarihli belge ile çekin eksik unsur nedeniyle işlem yapılmadan iadesine karar verildiği anlaşılmıştır.
7. Ödemiş 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/308 Esas, 2015/110 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamında elde edilen tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçu işlediği gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup; ayrıntıları Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarih ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde bulunması zorunlu olan keşide yerinin bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerekmektedir. Dosya arasında bulunan suça konu 24.05.2013 keşide tarihli çek fotokopisi üzerinde yapılan incelemede; keşide yeri bölümünde sadece tarih bilgisinin bulunması karşısında, çek aslının duruşmaya getirtilerek, unsurlarının tam olup olmadığı, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve keşide yerinin bulunmadığının tespiti durumunda da eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağının gözetilmemesi, yasaya aykırı,
2. Kabule göre de;
a. Suça konu çekin sanık tarafından …’e 19.03.2013 tarihinde verildiği dosya kapsamından anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 19.03.2013 olarak gösterilmesi yerine 24.05.2013 şeklinde gösterilmesi,
b. 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/308 Esas, 2015/110 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.