YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10735
KARAR NO : 2023/545
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/298 E., 2022/279 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak
ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2011/478 Esas, 2015/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2011/478 Esas, 2015/374 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15.(Kapatılan) Ceza Dairesinin 14.09.2017 tarihli ve 2017/19100 Esas, 2017/18443 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1.maddesine eklenen ( L ) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2018/7437 Esas, 2018/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
4. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/503 Esas, 22018/265 Karar sayılı kararının katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 29.05.2019 tarihli ve 2018/7437 Esas, 2019/6519 Karar sayılı kararı ile 21/05/2018 tarihli uzlaştırma rapor içeriğine göre, tarafların yerine getirilmesi ileri bir tarihe bırakılan edimin ifası suretiyle uzlaştıklarının anlaşılması karşısında, CMK’nın 254/2 nci ve Ceza Muhakemesinde Uzlaşma Yönetmeliği’nin 27/2 nci maddeleri uyarınca sanık hakkında 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2019/298 Esas, 2022/279 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi, zararın karşılandığı, olayla alakasının olmadığı, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, zararın giderildiği, makbuz sunulduğu, delil olmadığı, şüpheden sanık yararlanacağı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve durma süresi de dikkate alındığında suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2019/298 Esas, 2022/279 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.